• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 35° 23°
ÜRETMİYORUZ!

Çanakkale Gündem Gazetesi Yazarı Yusuf Eroğlu  ‘üretmiyoruz’ tespitini yaptığı yazısında “Peki, üretim neden azaldı? Birinci sebep, girdilerin yüksekliği. Devletimiz, bu konuda gerekli destekleri veriyor. Amma ve lakin ikinci ve en önemli konu ise, vatandaşın tembel olması” dedi.

ÜRETMİYORUZ!

Ne yazık ki üretmiyoruz ama tüketiyoruz. Millet, bir tembel oldu ki sormayın gitsin. Köylerde sebze-meyve pazarları kuruluyor. Köylü tarımı bırakmış, hayvancılığı terk etmiş. Bir demet maydanozu bile pazardan alıyor. Eskiden ekmeği evlerde yapardık, şimdi köylerdeki fırınlardan alıyoruz. Oysaki evinin önünde bile iki evlek ekse, ihtiyacını giderecek ama ekmiyor. Peki, üretim neden azaldı? Birinci sebep, girdilerin yüksekliği. Devletimiz, bu konuda gerekli destekleri veriyor. Amma ve lakin ikinci ve en önemli konu ise, vatandaşın tembel olması. Tarlalar boş duruyor. Kahveler dolu. İşçi arayanlar, Suriyeli ya da Türkmenistanlı vb. gibileri çalıştırıyorlar. Sorduğumuzda da ”Ne yapalım, bizimkiler çalışmıyor. Üstelik bu yabancıların ücreti düşük” diyerek mazeret uyduruyorlar. Tabii ki doğruluk payları var. Atatürk’ün “Türk çalış, öğün, güven” sözü yerine, “Atam İzindeyiz” diyerek İzin! yapıyoruz galiba!

TOPRAKSIZ TARIM

 Avrupa’nın, hatta Asya’nın uygulamaya koyduğu topraksız tarımı, biz 50-60 yıl sonra hayata geçirdik. Hem daha çok üretim, hem daha az masrafla yapılan bu üretimin, büyük faydalar sağladığı bir gerçek. Çanakkale Bayramiç’te, topraksız tarım yapan bir girişimci var, Mehmet Demiroğlu. Hidroponik Bahçe adı verdiği üretim tesisinde, topraksız; yalnızca su içerisinde sebze yetiştiriyor. Geçen gün televizyon programımızın konuğuydu. Yaptığı işi anlattı. İsteyen herkese de yardımcı olabileceğini söyledi. Genç girişimci kardeşimizi yürekten kutluyoruz. Üretimin önemini anlattığımız şu günlerde, bu gencimiz yüreğimize su serpti. Bu gibi insanların çoğalması dileğiyle, kendisine başarılar diliyoruz.

KAHKAHA

Baba Erenler, beleş bir iftar sofrası bulup, güzelce yerleşmiş. Yanında iki kişi gevezelik ediyor, biri diğerine sormuş; “Bu Ramazan kaç gün oruç tutabildin?”, diğeri; “Hastalığımdan dolayı ancak bir gün tutabildim”. Soru sahibinin gözü Baba’ya takılınca; “Ya siz kaç gün tutabildiniz Erenler?” diye ona da bulaşmış. Baba hiç istifini bozmadan cevaplamış pişkince; “Bu arkadaş benden bir gün fazla tutmuş!”

***

Erenlere sormuşlar; – “Niçin oruç tutmazsınız?”. Cevaplamış; – “Tutmak isterdim ama halim, mecalim yok!”. Beriki sıkıştırmış; – “Ama iftara çağırılınca gidiyorsunuz!”. Baba; – “Evet, doğrusu ne yapar eder giderim!”. Fırsat arayan bizimki lafı yerleştirmiş; – “Canım olur mu hiç? Allah’ın emrine riayet etmiyorsunuz da kulun davetine gidiyorsunuz!”. Baba Erenler; – “Yahu ne şaşırıyorsun? Allah merhametlilerin en merhametlisidir. Eşref saatine gelir, affediverir. Kullar böyle mi? En ufak sebepten gücenirler. Davetlerine derhal gitmek gerekir. Yoksa Allah korusun kul hakkıyla çıkmayayım huzura!”

Sağlıcakla kalınız

Haber Kaynağı: https://canakkalegundem.net/2019/05/14/uretmiyoruz/

  
90 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın