• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 12° 8°
Nurşen Albayrak
nur.albayrak@hotmail.com
TOPLUMSAL VE BİREYSEL OLARAK TÜKENMİŞLİK SENDROMU
23/08/2016

Merhabalar efendim,

Sanki gittikçe daralan bir çemberin içinde nefes almamız bile zorlaşarak yaşamak zorunda bırakılıyoruz, tükeniyoruz.

70 li yıllarda meydanlarda “Biz devrimciler, bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yok etmek isteyen faşizme karşı sayımızın azlığına düşmanın çokluğuna bakmadan, yılmadan usanmadan savaşacağımıza devrimci şerefimiz üzerine ant içeriz” demiştik. Yaklaşık 40 yıldır içtiğimiz ant için uğraşıp durduk, gün oldu acılar ağır geldiğinde geçici hafıza kayıpları yaşadık.

Aynı yıllarda aşkı ve özgürlüğü de yakaladık; her türlü ayrımcılığa karşı çıkarak, sen-ben yerine biz olmayı öğrendik.

Yani sonuçta benim hayatımın özeti “Hep sevdim ve Yeryüzü Cenneti’nin peşinden koştum” oldu. Bizim nesil cesaretiyle, idealleriyle, mücadele azmiyle,  anılıyor. Biz, Köy Enstitüleri ile taçlanan aydınlanma savaşını, emek ile insanca yaşam mücadelesi ile birleştirmek isteyenleriz. Sömürüye, irticaya, karşı devrime geçit vermeyenleriz.

Bu nesil üst üste gelen darbelerle öldürüldü, işkence gördü, yok edildi. Ölüme giderken bile dik duran, umutlu ve özgüvenli, bilinçli ve romantik, bilim felsefe sanatla yoğrulmuş o güzel insanlar artık çok azaldı.

Ah be dostum işte yaklaşık 45 yıl önce biz devrimci andımızı okurken; karşı devrimcilerin, cemaatlerin, ırkçıların da tam tersi yollarla yani entrikalarla takiyelerle din sömürüsüyle iktidarı ele geçirmek için uğraştığını söylemedik mi? Bilim insanlarımız, aydınlarımız, yazarlarımız, gazetecilerimiz uyarıları nedeniyle suikasta kurban gitmediler mi?

Sonra gelinen nokta bu işte; emperyalistler, faşistler, şeriatçı işbirlikçiler, teröristler elbirliğiyle güzelim ülkemizi uçurumun eşiğine getirdiler. Son darbe kalkışması aslında hepsinin zaferi olacaktı, biz bir avuç dinozor, son anda uyanan kandırılmış halkımızla birlikte en azından darbelere karşı demokrasiyi savunduk. Bir zamanlar Yeryüzü Cenneti derken şimdi yaşam savaşı veriyoruz dostum.

Bu toplumsal tükenmişlik korkusu ne yazık ki gerçek ve elbette bireysel tükenmişlik sendromu da hepimizi sarıp sarmaladı.

Terapilerde negatif düşüncenin ve umutsuzluğun beyinlerinde kısa devre yaptırdığı takıntılı, panikli, tükenmiş insanlarla konuşmaktan yoruldum. Çevremdeki öfkeli, suçlayıcı, yok sayıcı insanlardan sıkıldım. Pozitif enerjiyi arttırma, rahatlama ve gevşeme yollarını bilmesem ben de tükenmişlik sendromuna yakalanacağım.

İlk okulda okunan andımız kaldırıldı, eğitimin rotası ortaçağ karanlığına çevrildi, tüm kurumlar FETÖ  ve diğer cemaatler tarafından kuşatıldı, kadınların yok edilmesi devreye sokuldu, çocuklar ve  hayvanlar sapıklar tarafından tecavüz ve işkence gördü…Saymakla bitmez bir yozlaşma yaşadık, tüm değerlerimiz yerini ilkelliğe, ahlaksızlığa, çıkarcılığa, acımasızlığa bıraktı.

Şimdi bu çemberden çıkma zamanı dostum, yoksa yok oluruz!

Toplumsal tükenmişliğe karşı “Tam Bağımsız ve gerçekten Demokratik Türkiye” diyen herkes birleşmek, uzlaşmak, sakin ve akılcı olmak zorundayız. Amacımız  şimdi “İnadına barış inadına yaşamak” olmalı.

Bireysel tükenmişliğe karşı ise “Önce sevin” diyoruz. Sevdiklerimizi dinlemek, geçmişteki hatalara takılıp kalmaktan ve suçlamaktan kurtulmak, ”Sil baştan” diyerek sevip saymak zorundayız. Amacımız şimdi negatif düşünceden sıyrılıp yaşadığımız güzellikleri anımsamak ve pozitif düşünceyi başarmak olmalı.

Sonuç olarak; biz elbette hem toplumsal hem bireysel tükenmişlikten kurtulacağız, beklenmedik gelişmelere karşı duracak gücümüz olduğunu kaç kez kanıtladık değil mi?

Pes etmek yok dostum.



Paylaş | | Yorum Yaz
1277 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İYİ HİSSETMEMİZİ SAĞLAYAN HORMONLAR - 17/11/2018
Yaşam gittikçe zorlaşıyor, maddi manevi sıkıntılar artıyor. Toplumsal olarak gittikçe geriliyoruz, zihniyet olarak ne yazık ki ortaçağ karanlığındayız.
İNSAN İLİŞKİLERİNDE DOĞRU VE YANLIŞLAR - 22/09/2018
İnsanız, hepimiz bazen özellikle duygusal konularda zorlanırız ve beynimiz kısa devre yapıverir. Ardından, korkular, panik atak, endişeler, kaygı bozuklukları, öfke patlamaları, takıntılar, depresyonlar…
YARGILAMA, ÖNYARGI ve DOĞRU ÜSLUP SORUNU - 03/04/2018
nsanları anlayıp dinlemeden eleştirme, suçlama ve önyargı oluşturarak dışlama beynimizin tuhaf özelliklerindendir. Kusurlu düşünce şemaları yani önceden edindiğimiz deneyimleri hatalı
DOĞRU ZAMAN- DOĞRU YER- DOĞRU KİŞİ MESELESİ - 13/02/2018
Ne zaman ne yapacağımızı, nerede olmamız gerektiğini, kimlere güvenebileceğimizi bilmek iyi ve mutlu hissetmemizi sağlar.
MUTLU OLMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? - 10/01/2018
Danimarka dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı yer, şu basit mutluluk kurallarıyla(hygge-höge felsefesi) biz de mutlu olmayı deneyebiliriz:
ÖNEMLİ ÖNYARGI ÖRNEKLERİ - 25/02/2017
Önyargılar beynimize yerleşmiş kusurlu düşünce şemalarıdır. Çoğunluğu çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yerleşir. Saçma olduğunu bilsek bile kendimize engel olamadığımız hatalı duygu,
ŞİDDETİN KAYNAĞI VE MÜCADELE YOLLARI - 26/11/2016
Merhabalar dostum
GÜLÜNÜN SOLDUĞU AKŞAM - 06/05/2016
“Herkes ne zaman ölür?
UMUDUMUZ BİTMESİN - 07/02/2016
Merhaba dostum,
 Devamı