• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 14° 7°
Ahmet Mantaş
a_mantas@yahoo.com
PARÇALARI BİRLEŞTİRİN
16/05/2016

                                                              

   29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş fakat halifelik makamı henüz kaldırılmamıştır.

   Osmanlı Hanedanlığının elinde bulunan Halifelik makamının son olarak İslam adına Müslümanları Almanya ve İtalya’nın yanında Cihada katılmaları için çağrı yapmıştır.

   1924 yılında Halifelik kaldırıldı.

   Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) yasası çıkarıldı. Bu yasayla birlikte toplumun dini hizmetlerini yerine getirecek imam ve hatip yetiştirmek amacıyla “ayrı okulların” açılması kararlaştı.

   Kapatılan tekke, zaviye ve medreselerin 29’u “ayrı okul” olarak imam hatip okullarına, biriside “ilahiyat okuluna” dönüştürülmüştü.

   İşte bu yasadan sonra ilkokullarda ilk kez (kız ve erkek birlikte) karma eğitime geçilmişti.

   1925’te “Dinin politik amaçlara alet edilmeyeceği” ile ilgili yasa çıkarılmış, imam-hatip okullarına talep olmadığı için sayısı 29’dan 26’ya düşmüştü.

   1926 yılında bu sayı 20’ye, 1927’de ise 2’ye düşerek kapanma noktasına gelmiştir.

   1928 yılında “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dini, Din-i İslam’dır.” İbaresi anayasadan çıkarılmıştır.

   1930’da din dersleri kent ilkokullarından çıkarılarak talep olmadığı için ise imam hatip okulları tamamen kapanmıştır.

1932 yılında kurulan “Halk Evleri” ile halk arasında kültür ve birlik çalışmalarına başlanmıştır.

   1934 yılında liselerde, 1937’de ise köy ilkokullarında karma eğitime geçilmiştir.

   5 Şubat 1937 tarihinde Laiklik İlkesi Anayasa’ya girerek yasallaşmıştır.

   1939’da din dersleri köy ilkokullarından çıkarılmış, 1940’da ise Köy Enstitüleri’nin açılması kararlaştırılarak Türkiye’nin eğitim alanında yeni bir dönem ile aydınlanmaya yüzünü dönerek mucizeler yaratmaya başlamıştır.

   Köy Enstitüleri’nin açılmasından 5 yıl sonra yani 1945 yıllarında enstitülerin komünist yuvalarına dönüştüğü iddiaları ile büyük bir karalama kampanyalarının en çok yaşandığı dönemdir. 

   CHP’nin 1947 yılındaki kurultayında parti ilkelerini görüşmeye açarak “Laiklik İlkesi” görüşmeleri sonrasında “komünizmin önlenmesi için din eğitiminin önemli bir araç olarak görülmesi” önerileri tartışılmıştır.

   1948’de Maarif Bakanlığı’na bağlı imam hatip kurslarının açılması kararlaştırılmış, 1949’da ise ilkokullara isteğe bağlı din eğitimi konulmuştur.

   1950 yılında Türkiye’yi on yıl boyunca yönetecek olan Demokrat Parti iktidarının dönemi başlamıştır.

   1951’de 7 ilde imam hatip okulları açılmış, Demokrat Parti Hükümeti’nin siyasal gücünü İslamlaşma ile pekiştirme politikalarıyla dinsellik canlanmaya başlamıştır.

   1954 yılında Köy Enstitüleri kapatılmıştır.

   İmam hatip okullarına parasız yatılı öğrenci alımı 1963’de başlatılmış 1970 yılında imam hatip okullarının sayısı 722ye çıkmıştır.

   1973’te imam hatip okulu olarak anılan okulların isimleri “İmam Hatip Lisesine” (İHL) çevrilmiş, İHL mezunlarına fark dersleri verilerek üniversitelerin, edebiyat bölümlerine girebilme hakkı tanınmıştır.

   Din adamı yetiştirileceği öngörülen “ayrı akıl” olarak tanımlanan bu kurumlar 50 yıl sonra örgün eğitimin bir parçası haline getirilerek Laiklik İlkesi ve Laik eğitim sisteminin ayarlarıyla böylece oynanmıştır.

   1974 yılında Ecevit-Erbakan koalisyon hükümeti İHL’lerinorta bölümünü yeniden açarak ve 29 yeni İHL’nin açılması ile sayıları 101’e çıkarılmıştır.

   1976’da imam hatip liselerine kız öğrenci alınmasını engelleyen bakanlık kararı Danıştay tarafından iptal edilerek imam olması “dinen mümkün olmayan kızların” imam okullarına kaydolmalarının önündeki engelde kaldırılmıştır.

   1976-77-78’de üç yılda 233 imam hatip okulları açılmıştır.

   1980 faşist askeri darbesiyle birlikte Türkiye’de yeşil kuşak projesinin hayat bulduğu bir dönem başlamış, 1983’de cunta yönetiminin yaptığı yasa değişikliği ile İHL mezunlarının askeri okullar dışında tüm yükseköğrenim kurumlarına girmelerine olanaklar tanınmıştır.

   1996-97 Eğitim-Öğretim Yılı’nda imam hatip okullarında (İHO) okuyan 11 yaş ve üzeri öğrenci sayısı 214 binleri bulmuştur.

   1997 tarihinden8 yıllık zorunlu eğitimin yasallaşmasıyla birlikte imam hatip ortaokulları kapatılmıştır.

   Özellikle imam hatip okullarının (İHO) milli görüşçü çizgide faaliyet gösteren bazı siyasi partilerin arka bahçesi olduğu tartışmalarının yaşandığı bir dönemden sonra Türkiye’de türban ve başörtüsü eylemleri başlamış kapatılan imam hatip okulları için çeşitli eylemler yapılmıştır.

   2002 yılında 450 İHL’de 71 bin öğrenci okuyorken AKP’nin iktidarı boyunca hızlı bir yükseliş göstererek bir anda çoğalmaya ve ayrıcalıklı kılınmaya başlamıştır.

   2012 yılında 4+4+4 Eğitim Sistemi’nin değiştirilmesiyle birlikte AKP “Bütün okulları” imam hatip okulu yapma hamlesini elde etmiştir.

   Özellikle Kuran-ı Kerim, Arapça ve Peygamberimizin hayatı gibi dersleri tüm okullara zorunlu seçmeli ders olarak eğitim ders sistemine sokmuştur.

2014 Öğretim yılında 1017 İHL’de 668 bin, 1597 İHO’da ise 385 bin öğrenci olmak üzere yaklaşık 1 Milyon civarında imam hatip öğrencisi bulunmaktadır.

   2016 yılında Türkiye’nin bütün şehirlerinde, ilçelerinde hatta beldelerinde, köylerinde 2650 civarında İHL ve İHO bulunmakta ve bu okullarda 1 Milyon 100 bin civarında da öğrenci eğitim almaktadır.

   AKP iktidarı bu hızla giderse kişi başı imam sayısı bire bir olacak gibi gözüküyor.

   Dindar ve kindar bir nesil yetiştirmenin imam hatiplerin yaygınlaştırılmasıyla ne kadar ilgili olduğu ortada sadece,

   Parçaları birleştirin.

   Laiklik gerçekten kaldı mı? Var mı? Nerede?

   İnsanileşme sürecimiz yarıda kaldı.

   Parçaları birleştirin.



Paylaş | | Yorum Yaz
447 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

EĞİTİMDE VİZYONSUZLUK - 08/11/2018
Eğitim camiasının umutla, merakla beklediği ‘’Eğitimde 2023’’ vizyon belgesi açıklandı.
EĞİTİMDE MUCİZE YARATMAK - 08/10/2018
Eğitimde kaş yapalım derken, göz çıkarmayı ne kadar çok seviyoruz…
SAYGI VE BİAT - 21/06/2016
Saygı duymak ve biat etmek tutumları
SENDİKAL BEYZADELERİ - 06/06/2016
Sendikal yapılara şöyle bir rakursi yapalım, betimlemeleri kaygısal
SENDİKA // SENDİKA - 23/05/2016
Piyasacı sermayenin ağır saldırıları altında hak gasplarının hemen hemen her gün yaşandığı bir dönemdeyiz.
1 MAYIS’TA ALANLARA - 25/04/2016
Örgütlenme modellerine baktığımızda, emek eksenine bağlı olarak sınıf temeline dayalı bir örgütlenmenin varlığından yola çıkarak, emekçileri örgütleyebildiğimizi söyleyemeyiz…
AHLAK ÇOCUKLARI KORUSUN - 13/04/2016
Toplumsal ilişkiler deformasyona uğrayınca iç yapıları nedeniyle tüm kötülükleri birer irin gibi dışa vurmaktadır.
GERİCİLİĞE KARŞI BEN DE VARIM - 25/03/2016
Toplumsal kaygılarımız, günlük yaşamımızın fiili işgaline dayalı olarak gericiliğin bir
YA BAŞKANLIK YA KAOS - 14/03/2016
Mermi manyağına dönüştürüldük, toplum olarak hep beraber resmen “Rus Ruleti” oynuyoruz…
 Devamı