• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
  

Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 14° 7°
Ahmet Mantaş
a_mantas@yahoo.com
MÜLTECİ
01/02/2016

  İnsanlar ölüyor, vurularak, boğularak insanlıkla birlikte…

  Adına ne derseniz deyin, sığınmacı, mülteci, göçmen deyin, ama kaçak demeyin…

  Dünya halkları 2. Dünya Savaşı’nda belki bu kadar fazla göçlere tanıklık etmiştir.

  Ama bugün günümüzde toprağını, yurdunu, evini bırakıp terk etmek zorunda kalıp göç eden insanlar emperyalizmin kirli savaş oyunlarının kurbanıdır.

  Bu göçlerin esas nedeni emperyalizmdir.

  Türkiye’de yaklaşık 2,5 milyon mülteci bulunmaktadır. Yüzlercesi her gün bir yolunu bulup, insan tacirlerinin ölüm organizasyonlarıyla batı ülkelerine geçmek için hayatlarını ortaya koymaktadır.

  Kimileri bir şekilde amacına ulaşmayı başarabiliyor. Ya başaramayanlar cansız bedenleriyle kıyılara vuruyor.

  Kıyılara vuran bir balina, yunus sürüsü değil, insan, bebek, çocuk, “Aylan”, insanlar…

  Ege ve Akdeniz’de toplam, yaklaşık olarak 3 bin civarında mülteci boğuldu… Tüm dünyada ise 4 bin civarında, bu korkunç bir rakam…

  Avrupa Birliği Polis Teşkilatı Europol’un verilerine göre 10 binden fazla mülteci çocuk ortadan kayboldu. 

  Bu insanlık dramını durdurmak için çabalayan ve çalışmalar yürüten savaş karşıtı STK’lar, partiler ve barış dernekleri var biliyorum… Bu değerli kuruluşların çalışmalarını da önemsiyorum…

  Kınıyorlar, ölümlerin nedenlerini açıklıyorlar, olayların sebeplerini ve organize merkezlerini deşifre ediyorlar…

  Bu göçlerin esas nedeni emperyalizme karşı mücadele etmek için dünya halklarına çağrılarda bulunuyorlar.

  İşte önemli olanda bu emperyalizme karşı mücadele etmek. Çünkü emperyalizmle mücadele edilmeden mülteci sorunu da çözülmeyecektir.

  Ölü bedenleri sahillere vuran, balık ağlarına takılan, tırların kaslarında havasızlıktan ölenler mülteciler.

  Adına ne derseniz deyin, sığınmacı, göçmen, mülteci deyin ama kaçak demeyin…

  Evinden, yurdundan kopmak zorunda kalan bu insanların bir suçu yok, suçlu emperyalizmdir.

  Çoğu Müslüman olan bu mültecilerin, Hristiyan ülkelerine doğru ölümü göze alarak göç etmelerinin çeşitli sebepleri elbette vardır…

  Neden başka bir Müslüman ülkesine mesela Arabistan’a, Kuveyt’e gitmezler de, illa Avrupa’ya gitmek isterler.

  Sebep, insana dair değerlerde, yaşama dair ve özgürlükte aranabilir. Ya da ekonomide, insan hakları, demokrasi arayışında…

  Ama sebep her ne olursa olsun düşündürücüdür.

  Neden Müslüman olan mülteciler, Hristiyan ülkelerine göç etmek istiyorlar?

  Ey insanlık! Sahildeki bebek ve çocuk bedenleri, kumdan kaleler yaparken güzeldir, denize taş atarken, martıları kovarken…

  Çocuklar sahillerde oynarken güzeldir.

  Çocuklar uyurken susulur, ölürken değil…



Paylaş | | Yorum Yaz
695 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

EĞİTİMDE VİZYONSUZLUK - 08/11/2018
Eğitim camiasının umutla, merakla beklediği ‘’Eğitimde 2023’’ vizyon belgesi açıklandı.
EĞİTİMDE MUCİZE YARATMAK - 08/10/2018
Eğitimde kaş yapalım derken, göz çıkarmayı ne kadar çok seviyoruz…
SAYGI VE BİAT - 21/06/2016
Saygı duymak ve biat etmek tutumları
SENDİKAL BEYZADELERİ - 06/06/2016
Sendikal yapılara şöyle bir rakursi yapalım, betimlemeleri kaygısal
SENDİKA // SENDİKA - 23/05/2016
Piyasacı sermayenin ağır saldırıları altında hak gasplarının hemen hemen her gün yaşandığı bir dönemdeyiz.
PARÇALARI BİRLEŞTİRİN - 16/05/2016
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmiş fakat halifelik makamı henüz kaldırılmamıştır.
1 MAYIS’TA ALANLARA - 25/04/2016
Örgütlenme modellerine baktığımızda, emek eksenine bağlı olarak sınıf temeline dayalı bir örgütlenmenin varlığından yola çıkarak, emekçileri örgütleyebildiğimizi söyleyemeyiz…
AHLAK ÇOCUKLARI KORUSUN - 13/04/2016
Toplumsal ilişkiler deformasyona uğrayınca iç yapıları nedeniyle tüm kötülükleri birer irin gibi dışa vurmaktadır.
GERİCİLİĞE KARŞI BEN DE VARIM - 25/03/2016
Toplumsal kaygılarımız, günlük yaşamımızın fiili işgaline dayalı olarak gericiliğin bir
 Devamı