• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 12° 8°
Nurşen Albayrak
nur.albayrak@hotmail.com
DUYGUSAL BOŞLUK TEHLİKESİ
05/10/2013


Merhabalar efendim,

Duygusal boşluk, kısaca sevgi ve ilgi gösterilmesine ihtiyacımız var demektir. Bireysel olarak; sevgisini göstermeyen beklentisi yüksek ana-baba ile başlayan, yalnız bırakan yüzeysel arkadaşlıklarla pekişen ve yeterince ilgilenmeyen sevgiliye kırgınlıkla doruğa ulaşan bir durumdur. Toplumsal olarak; baskıcı yönetim düzenleri, adaletsiz uygulamalar, içinde bulunduğumuz çevreye kendimizi ifade edememek şeklindeki örselenmelerle birlikte görülür.

İlk belirtileri huzursuzluk, sıkıntı, hiçbir şeyden zevk alamama, kimseye güvenememe, eve kapanmadır.

Sonra depresyon, insanlardan kaçma ve sanal ilişkilerin öne çıkarılması, bilgisayar-televizyon-cep telefonu bağımlılığı gelişir.

Duygusal boşluktaki kişi savrulmaya ve çılgınlıklar yapmaya eğilimlidir.

Mitomani yani yalan söyleme hastalığına yakalanıp ilgi çekebileceği dramatik senaryoları gerçekmiş gibi anlatabilir.

Aşk tanımı gibi sevgilisine gösterdiği ilgi de abartılıdır ve aynısını beklediği için de uzun süreli ilişki yaşayamaz.

Toplumsal kaynaklı duygusal doyumsuzluk durumunda kırılganlık ve saldırganlık, sürekli iş bırakmalar, kendine ve başkalarına zarar verme dikkat çeker.

Her hangi bir şekilde duygusal boşluğa düşen kişi, bu durumu kullanabilecek duygu sömürücüsü kişilerin kolayca etkisinde kalabilir. Yanlış kararlar vererek hayatını iyice zorlaştırabilir.

Öfke krizleri, strese bağlı bedensel rahatsızlıklar, uykusuzluk ve dengesiz beslenme çökkünlüğe götürür.

Üst üste gelen darbeler sonucu tükenmişlik duygusu ile dibe vurur.

 

Şimdi önlemlere bakalım:

Çocuklarımızla onları çok sevdiğimizi anlamaları için keyifli yoğun zaman geçirmeli ve önemsediğimizi fark ettirmeliyiz. Çocuğunuza hemen istediği bir hayvan almanız ve bakımını onunla paylaşmanız harika olmaz mı?

Arkadaşlarımızla içten ilişkiler kurmalı ve zor günlerinde yanlarında olarak özgüvenlerini arttırmalıyız. Dinlemek ve anlattıklarını saklamak bizi de rahatlatmaz mı?

Sevgilimize bizim hayatımızdaki en önemli kişi olduğunu bilerek davranmalı, mutsuzluğa izin vermemeliyiz. El ele yürüyüş yapmaktan, başkalarının yanında onu övmekten başlayalım mı?

Yaşlılarımızı arayıp sormalı, sık sık kucaklaşmalı, akıl danışmalıyız. Sülaledeki yaşlılarımızı şimdi aramaya ne dersiniz?

Toplumsal olarak örgütlenmeli ve mutlu olabileceğimiz koşullara ulaşabilmek için aktif çalışmalıyız. Sivil toplum kuruluşlarına ya da Gezi Direnişi gibi ani gelişen tepkilere destek vermeye hazır mıyız?

Şimdi de örneklere göz atalım:

Terapiye gelen çocukların çoğunluğu anne ve babalarının kendisine zaman ayırmadığından, sürekli uyarı yaptığından şikâyet ediyor. Aynı cinsten ebeveynin çocuğuyla 15 dakika yoğun zaman geçirememesi bence büyük hatadır.

Gençler ise arkadaşlarının alaycı tavırlarına sinirlenmektedir. Ne yazık ki arkadaşlar çoğu zaman ne kadar acımasız davrandıklarını anlayamıyor.

Sevgililer aldatılmaktan, yalanlardan, romantizm yaşayamamaktan bunalıyor. Oysa dürüst olmak ve hayatı sevecenlikle paylaşmak yaşantımızı nasıl da güzelleştirir.

Toplumsal baskı ne yazık ki ülkemizde gittikçe artan bir sürece girdi. Yandaşları dışındakilere yaşamayı haram eden ilkel bir zihniyetle başa çıkmak zor ama imkânsız değil.

Elimizden ne geliyorsa yaparak daha özgür yaşayabileceğimiz adaletli bir düzen kurmayı başarmalıyız.

Duygusal boşluklarımızı kısa sürede aşabilmemiz için sevmeli ve sevgimizi göstermeliyiz.

Sevgi dolu bir yaşam diliyorum.

 

Hoşça kalın efendim.



Paylaş | | Yorum Yaz
6548 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İYİ HİSSETMEMİZİ SAĞLAYAN HORMONLAR - 17/11/2018
Yaşam gittikçe zorlaşıyor, maddi manevi sıkıntılar artıyor. Toplumsal olarak gittikçe geriliyoruz, zihniyet olarak ne yazık ki ortaçağ karanlığındayız.
İNSAN İLİŞKİLERİNDE DOĞRU VE YANLIŞLAR - 22/09/2018
İnsanız, hepimiz bazen özellikle duygusal konularda zorlanırız ve beynimiz kısa devre yapıverir. Ardından, korkular, panik atak, endişeler, kaygı bozuklukları, öfke patlamaları, takıntılar, depresyonlar…
YARGILAMA, ÖNYARGI ve DOĞRU ÜSLUP SORUNU - 03/04/2018
nsanları anlayıp dinlemeden eleştirme, suçlama ve önyargı oluşturarak dışlama beynimizin tuhaf özelliklerindendir. Kusurlu düşünce şemaları yani önceden edindiğimiz deneyimleri hatalı
DOĞRU ZAMAN- DOĞRU YER- DOĞRU KİŞİ MESELESİ - 13/02/2018
Ne zaman ne yapacağımızı, nerede olmamız gerektiğini, kimlere güvenebileceğimizi bilmek iyi ve mutlu hissetmemizi sağlar.
MUTLU OLMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ? - 10/01/2018
Danimarka dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı yer, şu basit mutluluk kurallarıyla(hygge-höge felsefesi) biz de mutlu olmayı deneyebiliriz:
ÖNEMLİ ÖNYARGI ÖRNEKLERİ - 25/02/2017
Önyargılar beynimize yerleşmiş kusurlu düşünce şemalarıdır. Çoğunluğu çocukluk ve ergenlik dönemlerinde yerleşir. Saçma olduğunu bilsek bile kendimize engel olamadığımız hatalı duygu,
ŞİDDETİN KAYNAĞI VE MÜCADELE YOLLARI - 26/11/2016
Merhabalar dostum
TOPLUMSAL VE BİREYSEL OLARAK TÜKENMİŞLİK SENDROMU - 23/08/2016
Sanki gittikçe daralan bir çemberin içinde nefes almamız bile zorlaşarak yaşamak zorunda bırakılıyoruz, tükeniyoruz.
GÜLÜNÜN SOLDUĞU AKŞAM - 06/05/2016
“Herkes ne zaman ölür?
 Devamı