• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 13° 9°
Arzu Erkan
arzuerkan2003@gmail.com
TANRIÇALARIN SAÇLARI
08/03/2013

 

Bugün Dünya Kadınlar Günü..

 

Yanlızca bizim ülkemizdeki kadınlar değil, tüm dünyadaki kadınlar şiddet görmekte..

21.yüzyılda,Altın çağa girdik diye sevinirken, Kadınlarımızın gördüğü zulüm, günden güne daha korkunçlaşıyor ve giderek azalacağına, her geçen gün inanılmaz işkenceler gören kadınlarımızı duyuyor ve okuyoruz.

İçim çok acıyor bu satırları yazarken..

Bu fiziksel şiddet gören kadınlarımızın yanı sıra, bir de hiç sesi çıkamayan bir grup hemcinsim daha var. Bunlar, psikolojik şiddet görenler.

Ne yazık ki,yapılan istatistikler ve çevremizde de duyduğumuz üzere, daha çok üniversite eğitimi almış kadınlarımız.Gurur, ezilme ,yaratılan öz güven eksikliği nedeni ile en yakınları ile bile içinde bulundukları durumları paylaşamayanlar…

Şimdi sizleri çok gerilere….

Ortaçağda yaşayan TANRIÇALARA götürmek istiyorum.

Açlık, sefalet, yoksulluk, salgın hastalıklar, umutsuz bir yaşam ve onun getirisi her türlü çöküntü yaşanıyordu. Krallar ve derebeyleri birbirlerinin yanı sıra, kilise ile de çatışma halindeydiler.Halkı sömürüyor ve her türlü istismara fırsat veriyorlardı, elbette çıkarları doğrultusunda..

Sonra, birden ortaya bazı kadınlar çıktılarJ. Bu kadınlar, Statükonun dar kalıplarından ve esaretinden başlarını çıkaran, toplumsal yaşamda rolleri giderek artan, farkındalıklı dişil enerjiler, tanrıçalardı..

1 - ORTALAMANIN ÜZERİNDE UZUN BOYLUYDULAR

2 - ORTALAMANIN ÜZERİNDE UZUN SAÇLIYDILAR

3 - ORTA GENÇ YAŞLARDA VE SAĞLIKLI, CANLI VE GÜZELDİLER

4 - YARDIMSEVER, ÇALIŞKAN, DAYANIŞMACIYDILAR

5 - BİR TAKIM RUHSAL - PSİŞİK GÜÇLERİ VARDI VE ÖZELLİKLE ŞİFA YETENEKLERİ YOĞUNDU

6 - ÖZELLİKLE KADINLARI VE AMA BİRÇOK İNSANI, UMUT, CESARET VE GÜÇLE DONATIYORLARDI.

 Bu kadınların zamanla hem sayıları hem de etkileri artmaya başlamıştı. Bu kadınlar yaktıkları odun ateşinin közlerine, saçlarından koparttıkları bir kaç teli atıyorlar, onun ateşinde bazı dualar ederek, hastalara şifa verebiliyorlar, sorunları ile ilgili önerilerde bulunabiliyorlar, gelecek okuması yaparak yönlendirebiliyorlar ve gittikleri her yerde bir grup dayanışması oluşturabiliyorlardı. Bu kadınların saçlarında adeta BİR GİZ - BİR GÜÇ - BİR SİHİR vardı. Suya bir kaç saç teli koyuyorlar ve sonra o suyu hastalara içiriyorlardı ki bu şifaya sebebiyet veriyordu. Ya da kendi saçlarından  bir kaç teli diğer kadınların saçlarına bağladıklarında, adeta diğer kadınlar güç kazanıyorlardı. Yaşam alanlarına  saç tellerinden serpiyorlar ve o alanlarda adeta farklılaşma yaratıyorlardı. Bu aynı zamanda, kadının da etkinliğinin artmasını da beraberinde getiriyordu. Neden mi…Çünkü;

1 - Kadınlardı ve erkeklerin hâkimiyetini sarsmaya başlamışlardı.

1- Şifalarıyla, sihirleriyle bir anlamda mucizeler sergiliyorlardı.

3 - İnsanları teslimiyet ve güçsüzlük batağından çıkararak, yerleşik otoritelerle bu arada kiliseyle hesaplaşma içine girebilecek bir hale doğru dönüştürüyorlardı.

Aslında, bu Tanrıçaların saçları, gerçekten de özeldi.. Özellikle de kadınların uzun saçlı olmaları onların dişiliklerinin bir gereği ve sonucu. Örneğin bir dönem Hippilerin saç uzatmaları ya da askerlerin ve polislerin saçlarının kısa kesilmesi  aslında hep bunlarla ilişkilidir. Bazı disiplinlerde de saçlar kısa kesilmekte değil mi?

Bu duruma dur demesi gerekenler, bu TANRIÇALARA savaş açtı. Büyük bir askeri güç kullanarak ve çok acımasız işkencelerle destekli yargılamalar yaparak bu TANRIÇALARIN etkinliğini kırmaya çalıştı. Bu kadınların saçlarındaki hikmeti anladıklarından, ilk işleri yakaladıkları bu kadınların saçlarını sıfıra vurmaktı. Böylelikle hem TANRIÇALARI epey güçsüz düşürüyorlar hem de halk nezdinde aşağılayarak, etkilerini yok etmeye çalışıyorlardı. Hemen ardından da ağır işkencelerle bir çuval misali canlarına okuyorlardı ki, halka korku salsınlar ve halka onların gerçekte ne denli güçsüz olduklarını gösterebilsinler. O dönemde yargılı(!) yargısız, yaklaşık 10.000 TANRIÇANIN ÖLDÜRÜLDÜĞÜ tahmin ediliyor ve anlatılanların aksine bu TANRIÇALARA kol kanat germeye çalışan kadınlı, erkekli yaklaşık 35.000 insanında kılıçtan geçirildiğini.

Kadınlardan kestikleri saçlar uzun süre saklandı. İncelendi, kullanılmaya çalışıldı. Ancak nihayetinde anladılar ki, saç - kendisi ölü bir doku da olsa - ancak TANRIÇANIN CANLILIĞI VE ALANI içerisinde BİR HİKMET taşımakta. Yine de bu saçları mümkün olduğunca toplayarak bir araya getirdiler ve derin çukurlara gömerek etkilerinden korunmaya çalışıldı.

İşte, bugün yine Tanrıçalar ortalamanın üzerindeki boyları, ortalamanın üzerindeki uzun saçları, orta genç yaşlarda, sağlıklı ve canlı ve güzel bedenleriyle, çalışkan, yardımsever ve dayanışmacı yapılarıyla, şifaya ve şifacılığa duydukları eğilim ve yatkınlıkla, içsel güçlerle, EVRENSEL BİRLİK MESAJINDAN söz ederek, özellikle kadınlara ama tüm insanlara umut, güç ve cesaret aşılamak üzere SAHNEYE ÇIKMAYA BAŞLADILAR. 

Ve bu TANRIÇALARI yürüdükleri yolda bıraktıkları, MİS KOKULARINDANJ, ŞEFKAT ESASLI MELTEM RÜZGÂRLARINDANJ, KABUL ESASLI YUMUŞAKLIKLARINDANJ tanıyacaksınız…. Ki tanımaya kendinizden başlayasınız TANRIÇALAR.

Günümüzde de kadınlarımız, sıkıntılı oldukları dönemlerde hemen saçlarını kestirir.Sanki her şeyin sorumlusu saçlarımızmış gibi… ya da törelere aykırı hareket eden saçları da hemen kesilir..Bunu bir çok filmde, izliyor ve bir çok kitapta da okuyoruz.Biraz masal gibi oldu ama…

Bugün, 21 yüzyılda karşı karşıya kalınan kadına karşı şiddetin, tarihteki tekrarı olarak görüyorum ama şimdi kadınlar, eğitim seviyelerinin yükselmesi ve ekonomik özgürlükleri olması nedeni ile daha fazla birlik  ve dayanışma içinde. Üstelik Yine eğitimli ve bilinçli erkekler tarafından da desteklenmekte. Bu sefer bu kadar katledilen kadının kanı boşuna akmamış olacağına ve kadınların dünya üzerindeki hakimiyetinin çok daha yoğun bir şekilde ortaya konacağına şahit oluyoruz ve olacağız.

 

Elbette erkeklerin de, desteği ile birlik ve bütünlük içinde..

 

Güzel günler daima kadınlarladır…J

Arzu ERKAN

Çanakkale, 08/ 03 /2013 


Paylaş | | Yorum Yaz
1287 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

HASET - 22/11/2018
Çevrenizde mutlaka vardır size de HASET eden insanlar…
KASIM 2018 GÖKYÜZÜ KONUMLARI - 11/11/2018
Küstah davranışlar sergilemek,ben bilirim edası ile konuşmak, herkese vaaz vermeye çalışmak,
KENDİ IŞIĞINA GÜVENEN, BAŞKASININ PARLAMASINDAN RAHATSIZLIK DUYMAZ… - 18/10/2018
Bugün Facebook da bu sözü paylaştım.
5 EKİM AKREP BURCUNDA VENÜS RETROSU BAŞLIYOR… - 30/09/2018
Cemal Oral, ‘artık yazı bekliyoruz sizden’ diye arayınca, hemen oturdum klavyenin başına. En son Maviay ı yazmışım. Üstüne bir çok astrolojik olaylar yaşadık.
MAVİAY TERAZİ DOLUNAYI - 01/04/2018
1 martta ki başak dolunayı ve 31 mart da 10 drc 44 dk. dagerçekleşecek terazi dolunayı ile bir ay içinde iki dolunay yaşıyoruz.
ALIŞKANLIKLAR - 15/09/2016
Çanakkale Memleket de en son 3 yıl önce yazmışım….
İLİŞKİ YÖNETİMİ - 05/12/2013
Uzun zaman oldu .
SUBLUMINAL MESAJLAR - 03/07/2013
-Ne mesajı, ne mesajı?
SEVGİ İFADESİ OLMAYAN HERŞEY, KORKUDUR.. - 10/06/2013
Sevgisiz bir ortamda büyümüş bir insan ile, anne babası birbirine aşık ve huzurlu bir hamilelik geçirmiş bir annenin evladı olarak doğmuş insan arasında ne kadar büyük bir fark bulunur, bilir misiniz?
 Devamı