• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu

Hamza Yıldız

Hamza Yıldız
KOCABAŞ KURURSA
13/09/2019

 

Su temizler diye diye suları da kirlettik. Bütün çöplerimizi, pisliklerimizi dere ve çaylara attık. Yetmedi gölleri, dereleri kuruttuk. Akanları da çöplerimizle kokuttuk. Aç gözlü ruhlarımızın bitmez tükenmez kazanma hırsına yenildi çaylar ve ırmaklar. Suyun bereketini küstürdük.

Yazlarımızı serinleten, susadığımızda diz çöküp ağzımızı dayayarak, kana kana su içtiğimiz derelerimiz vardı bizim. Çayın suyu mu bulanmış? Kenarına ellerimizle kuyu kazar, patlayan kaynağın önünü açar, akıtırdık. Su pırıl pırıl olunca da içerdik. Çimdiğimiz, yüzmeyi öğrendiğimiz, balık tuttuğumuz. Söğüt gölgelerinde kurulan oyunlarımız vardı. Kuş avlardık sapanlarımızla. Annelerimizin çamaşır günleri çay kenarında olurdu. Kazanlar kurulurdu. Buğday yıkanırdı kenarında. Yaz bereketi sebze bahçeleri, kavun, kapuz tarlaları, meyvelikler sulanırdı. Kırkılmadan önce koyunlar yıkanırdı. Ruhlarımız kirlenmeden önceydi bütün bunlar. Dünyamızı kirletmeden önce.

Semedeli, Karakoca, Küçüklü, Koyunyeri, Altıkulaç göletlerimiz var şimdi. Altıncılar da Kumarlar ve Ozancık üstüne birer gölet yapacaklar. Bütün akarları kesilecek Kocabaş çayının. Yazları ölü bir çay olacak. Kirli ve leşi kokan bir çay kalacak tam Çan'ın ortasında.

Hayat değerlerimizi ve bizi var edenleri kurutuyor, yok ediyoruz aslında. Bilerek ve kasten. Hatta tahammüden. Ardından toplu pişmanlık ayinlerinde dua ediyoruz, utanmadan ve riyakarca.

Bir iki yıla varmadan Kocabaş da kuruyacak. Bir damla su akmayacak yazları. Ana akarı üzerine de bir baraj kuracak altıncılar. Yer altı suları daha da dibe inecek. Kuyular ve çeşmeler kuruyacak.

Kendisine ve geleceğine yapılan saldırı ve yağmaya itirazı olmazsa bir şehrin, havası da zehir olur, Kocabaş'ı da kurur.

Efeler de düğünlerde diz vurur yiğidiz diye.

Davul ve zurnanın bir şehrin cenaze ağıdına  ritm tuttuğunu bilmeden.

 

Hamza Yıldız/Gece Notları/07.09.2019



230 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BEN BU ŞEHRİ NİÇİN SEVDİM? - 14/11/2019
Ben bu şehri; umutlarını devraldığım geçmişimizin, yaşadığımız cenneti bize yurt kıldığı için sevdim.
NOTLAR - 11/11/2019
Çok yoğun bir yaz geçirdik.Temmuz ayı ortalarından itibaren Kirazlı altın işletmesine karşı Çanakkale'nin tek su kaynağını korumak için başlatılan
İÇİMİN DENİZLERİ KURUDU YALNIZLIKTAN - 03/11/2019
İçimin denizleri kurudu yalnızlıktan Dalgaların şehvetini sürüklerdi rüzgar
HATIRALAR HAYATIN KENDİSİDİR - 30/10/2019
Bu şehre 1962 yılında geldiğimde çocuktum. İlk kira evimiz İstiklal mahallesinde idi. O da benim gibi çocuktu ama çok hızlı büyüyordu. Köylerden, komşu kasabalardan
SEVDASINI KAYBEDEN ŞİİR OLMAZ - 24/10/2019
Yazmak belalı bir iştir,sevda gibi.Yakanı bir kez kaptırdın mı kurtulamazsın.
ÇIRPILAR İHANETİNE DUR DEMEK - 21/10/2019
Sabah erken saatlerde Menderes parkında toplandık. Yenice'ye doğru otobüsle yola çıktık. Ama beklerken trafik polisi bir memurun vatandaşları alaya alan, adeta işkence çektiren tavırlarına öfkelenerek yola çıktık.
BU ŞEHRİN GÜZEL İNSANLARINDANDI YAKUP BORAN - 16/10/2019
Yıllarca aynı mahallede yaşadık. Önce babası Nuri dede sonra ağabeyi Hüseyin Boran'ın işlettiği bakkaldan alışveriş yaptık. Hemen lisenin köşesindeydi dükkanları.
BİR NEŞET ERTAŞ NOTU - 11/10/2019
Yağmurun teneke çatılara düştüğü akşam ne kadar yalnızdım. Radyodan lamba fitili yalnızlıklara akıyordu türküler ve kağıdın nasibine kalan hasrete dair şiirler. Düşlerin daveti ertelemezdi. Kırık, dökük bir sonbahardı kapımı çalan .Eylüldü, acıları i
LEYLA YÜZÜNDEN - 06/10/2019
Pencereden kanun esintileri dökülürdü akşamları Hele baharsa, camlar açılmışsa, taksimler sıralanırdı
 Devamı