• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Şuayip Odabaşı
sodabasi-57@hotmail.com
"YETER YETMEZ" ADINDA BİR KADIN-3.BÖLÜM
02/08/2019

 

Kadınlar, aralarında fısıldaşmaya başladılar. Yeter’in üstünde rengi kaybolmuş, lime lime bir elbise vardı. Ayağında, uçları ve arkaları aşınmış terliklerin bir hükmü yoktu. Başında keçeleşmiş uzun saçlarını kapatan delik deşik bir yazması vardı. Birde bileğinde, mavi boncuklardan yapılmış bilekliği. Parmakları yarıya kadar kınalıydı. Avuç içinde de kına vardı. Köydeki bir düğünden artan kınaların bulaşığından kınalamıştı ellerini.

Lokantaya girdiklerinde, kadınlardan birisi Yeter’i oturttu başköşeye. Kendisinden büyüklerin yanında şaşkınlığından ne yaptığını bilmiyordu. Şoför uyanık birisiydi. Yeni pişirilmiş yemekten herkese söylemişti. Yolda midesini bozmak istemiyordu. Kadınlar ayrı bir masaya oturdular. Yeter, hayatında ilk defa tabağındaki yemekle kavga etmeden yemek yedi. İlk defa doyduğunu hissetti.

Yemekten sonra kadınların peşine takılıp tuvalete gitti. İlk defa gördüğü tuvalette, yanındaki kadınların hareketlerini taklit ederek, ihtiyaçlarını giderdi. Kadınlardan birisi diğerine;

“Bu kıza ilk girdiğimiz şehirde elbise, ayakkabı alalım. Memlekete böyle gidersek rezil oluruz” dedi. Diğeri;

“Şu kızcağızın haline bak. Üstte başta yok. İnsan bakamayacağı çocuğu doğurur mu?” diye söylendi.

Yeter, birçok sözü anlamadan yürüdü peşlerinden. Otomobile bindiklerinde şoför;

“Ramazan Dayı, bak yolda durmak yok. Gün yasılana karanlık çökene kadar yol almamız lazım. Bu terör bölgesinden kurtulunca dururuz gali. Valla ben benzin bitmeden durmam. Teröristler tarafından kıçıma kurşun yemeye hiç niyetim yok” diye gürledi.

Ramazan dayı, aval aval bakındı. Sonrada Bayramiç ağzıyla;

“Tamam beya! Git gidebildin yere gıda. Benmin arabanın şöferi? Sensin ulen! Hadi hayda gali şu arabi?”

Kadınlardan birisi;

“Olay olmıyan bi gasabada durun, sede bak! Şu gızcaza birgaç öteberi alam gali. Bu gız böle gitmez gali! Töbeler osun, irezil oluruz memlekette. Yenci (Yenice ilçesi) gıda duymadık galmaz bizi!”

Diğer kadın atıldı.

“Bide saçını başını düzeltem şu gızcazın. Baksanız ya gafasına, çaltı arabası gibi. Bu gızın başı dodundan beri su görmemiş. Zavallı gözel bi elbise de görmemiş. Bizim memleketin yetimi öksüzü bile böle dil beya!”

Ramazan dayı, her şeyin parayla olacağını bilse de, yapacak bir şey yoktu. Topal oğlunu ancak para gücüyle evlendirebilirdi. Oğlunun topal bacakla piyasası yoktu işte memlekette. Mecbur kalmıştı, bilmediği diyarlardan bastırıp parayı, kız almaya. Ne topal oğlunun kızı görme, nede kızın oğlanı görme şansı vardı. Duygusal bağmış, askmış, meşkmiş, sevdaymış… “Eşekte paldım, ben seni aldım.” Sanki sürüye koç katıyorlar ya da düveyi boğaya çekiyorlar.

Gerçi memlekette de aşk meşk işlerinin kaynağı hep paraydı. Çanakkale’nin birçok ilçesinde köylerde yaşayanlar, ilçe merkezlerinde ev almazlarsa kızlar oğlanlara varmıyordu. Birde bilekleri dirseklere kadar bilezik olacaktı. Boyunlarında da beş yarımlık olmazsa, kızlar en yakışıklı oğlana bile bakmıyordu. Ancak birbirlerini çok sevenlerin, evle altınla işleri yoktu. Bu nedenle de ikna olmayan, analara babalara inat, istediklerine kaçan ya da kaçırılan kızların, dillere dolaşan olayları az değildi.

Ramazan dayının durumu farklıydı. Kimse bir topalla evlenmek istemiyordu. Topal diye oğlanın duyguları yok sayılmış ya da bir kız sevdalanmadan parayla satılmış. Hiçbir şey önemli değildi.

Hele birbirlerini bir görsünler. Alışırlardı, zamanla birbirlerini severlerdi.

 

Şuayip Odabaşı

Devam edecek.



209 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YENİCE KARLIDIR ŞİMDİ - 28/01/2020
Dağları hep duman duman. “Yenice” karlıdır şimdi. Islık çalar sert rüzgârlar, Sobalar harlıdır şimdi.
ARKASI YARINLAR - 20/01/2020
Arkası yarınlarda oynadık hep Dizi dizi dizdik tüm umutları Aradıklarımızı bulamadık Ne fakir oğlanda ne zengin kızda
YAZI YAZMANIN ZORLUKLARI/BİR KASABA…BİLGİLENDİRME - 06/01/2020
Bir hafta önce bir yazı paylaştım. Bu yazıdan alınanların olduğunu gördüm.
DAVAR - 30/12/2019
Bir çoban önünde, gece ve gündüz, Birkaç yıllık saltanat her davarda. Birde bakmışsın asmışlar çengele, Eti yenmiş bitmiş, postu duvarda.
BEN ONLARI İNSAN SANDIYDIM - 04/12/2019
Giyim kuşamlarına baktım. Ben onları insan sandıydım.
BİZİM KİMSEMİZ YOK KIZIM - 03/11/2019
Anadan babadan başka. Bizim kimsemiz yok kızım.
ANLAR - 24/10/2019
Bu âlemde kim kimi anlar. Vardır anlamanın başladığı anlar.
ZAVALLI KAPI (Çocuklara Öyküler-2.Bölüm) - 16/10/2019
O bir sınıf kapısıydı. Ahşaptan yani çam ağacından, kavaktan yapılmıştı. Yapısı biraz narindi. Bağışıklık sistemini kaybetmiş, her gün hasta olan bakımsız birisi gibiydi.
ZAVALLI KAPI (Çocuklara Öyküler-1.Bölüm) - 11/10/2019
Zil sesini duyunca yüreği cız etti. Her zil çalışında, ne yapacağını bilemiyordu. Çaresiz bir durumdaydı, her zaman ki gibi. Kediden korkan fare gibiydi.
 Devamı