• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Hamza Yıldız
ÇİMENLİK KALESİ III
11/05/2019

 

Bir pide salonunun içine tıkılmışız. Sandalye üzerinde uyuyoruz. Herkesin içinde ''ne olacağız'' tedirginliği. Zaman geçmiyor, ayaklar ve beyinler uyuşmuş. Sadece kurbanlık koyunlar gibi bekliyoruz. Bu ihtilal kendini meşrulaştıracak kurbanlar arıyor, biliyoruz. Ama korku yok içimizde. Şakalaşıyoruz, fıkralar anlatıyoruz, vicdan muhasebesi yapıyoruz. Zamanı beklemenin ve sabrın ne kadar değerli olduğunu ben o vakit öğrendim.

Ev aramaları başladı. İki jandarma ve bir polis eşliğinde, ellerimizde kelepçe yok ama. Teşhir ediliyoruz açıkçası yaşadığımız şehirde. En ağrıma gidende eve giderken daha dün selamlaştığımız insanların ''Bakın bu şehrin anarşistleri bunlarmış'' sözleri oldu. O sözler kurşundan bile ağır geldi bana.

Eve geldik. Her yeri aradılar. Dolapları, sandıkları, yatak altlarını, bodrumları.. En sonunda benim odama girdiler. Duvarlarda bozkurtlar, başbuğun fotoğrafları... Bir duvar boyunca kitaplığımı da aradılar. Üç kitap aldılar delil diye. Başbuğun Dokuz Işık kitabını, Felsefe Sözlüğünü ve Engels'in kitabını. Polisin şaşkınlığı duvardaki posterler ile kitapların sol ve sağ demeden aynı raflarda olmasıydı. Bana dönüp ''Sen sağcı mısın, solcu musun?'' sorusuydu. Ben Türk Milliyetçisiyim cevabına sadece dudak büküşünü hala unutamam. Okumanın, öğrenmenin ve anlamanın çok uzağındaydılar. Bizi de bu yüzden anlamıyorlardı. Veya anlamak istemiyorlardı. Onların gözünde biz sistemin tekerine çomak sokan asi çocuklardık.

Tekrar tutuklu olduğumuz pide salonuna geri döndük. Ev aramalarının tamamlandığının  ertesi günü ikindi sonrası otobüsler geldi. Tek tek kimlik kontrolü yapılarak otobüslere bindirildik. Üç otobüs yola çıktı ama biz nereye ve hangi kadere doğru yol aldığımızı bilmiyorduk. Sadece Çanakkale yolundaydık, ön ve arka kapıda duran jandarmalar arasında.

Çimenlik Kalesi'nin önünde durduk. Tek sıra halinde Jandarmalar arasından yürüyerek koğuşların önüne geldik. Ulaştırma taburuydu burası. Koğuş kapısındaki asker her gelene aynı soruyu soruyordu. ''Sağcı mısın, solcu musun?''

Sağcıysan sağ tarafa, solcuysan sol tarafa.

Devasa bir koğuş. Sol taraf dolu ama sağ taraf çok seyrek. Sağ tarafı o gün Çan'dan gelen biz ülkücüler doldurduk. Sol ve sağ o gün aynı koğuşta aramızda jandarma da olsa buluştuk aynı kaderde. Çimenlik Kalesi'nde.

 

Hamza Yıldız/ Çimenlik Kalesi/ 10.05.2019



246 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

AKORDU KAÇAN BİR ŞARKI - 15/03/2020
Yaşlılığın son demlerindeki bu yoğunluk hayra alamet değil.Dün Yenice,Karaköy maden direnişinde arkadaşlarımıza desteğe gittik.
SEVİŞME BEREKETİ - 07/03/2020
Her defasında Paslı bıçaklarla sırtımdan vuruldum
DAYI - 24/02/2020
İki sözcük hayatımda çok değerlidir.Anne ve dayı...
AĞIR OLAN KURŞUN DEĞİL HAYAT - 20/02/2020
Akşam Kepez Kent Konseyi'nin yemeği var.Çamlıca düğün salonundayız.Buluşmalar ve kucaklaşmalar,sohbetler...Hepsi var.İyi ki var.İnsanız birbirimize ihtiyacımız var.
GECE NOTLARI - 05/02/2020
Değişmek veya değiştirmek gerekiyor bazen hayatı.Alışkanlıklardan kurtulmak kolay değil elbette.Durağan ve kabullenilmiş kalabalıklardan yalnızlığa evrilmek...
İNSAN ŞEHRİNİ İÇİNDE TAŞIR - 29/01/2020
Gitmen gerekir bir gün. Geçmişi alışkanlıkları, sevdaları,kırılmışlıkları toplarsın bir valize,ayakların istemese de yürürsün ilk terminale.
İNSANLAR VE MEKANLAR - 17/01/2020
İnsan emeği ve hayalleri ile kurar bir şehri.Mekanlarını sabırla inşa eder ve adeta ruhunu katar evlere,sokaklara,parklara.Sonra roller değişir bir kaç nesil sonra.
KONFERANSIN TEK SORUSU - 12/01/2020
Doksan yedi yılları sanırım.Radyoda şiir programları yapıyorum.Metinlerini yazıyor
AŞK MEVSİMSİZDİR LAMİA - 05/01/2020
İçim üşüdü,kirpiklerin buz tutmuş Çok uzaklardan mı geldin Lamia
 Devamı