• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Hamza Yıldız
ÇİMENLİK KALESİ II
10/05/2019

 

Sokağa çıkma yasağı kısmen kalkmıştı ama sokak ve caddelerde askerler devriye geziyor, kimlik kontrolü yapıyordu. Akşam saat beşte mecburi evlere çekilme zorunluluğu vardı. Televizyonlarda apoletliler geçidini mecburen izliyor, sıkı yönetim komutanlıklarının bildirilerini dinliyorduk. Koskoca bir ülke hapishane haline getirilmişti. Hak ve özgürlükler askıya alınmıştı. Her kes tedirgin korku içinde bekliyordu.

Bense bütün gece kitap okuyor, şiirler yazıyordum. Bedenim kuşatılsa da ruhum ve beynim şimdilik özgürdü. Tadını çıkarıyordum beklenen, beklediğim fırtına öncesi. İhtilal benim de kapımı çalacaktı nasıl olsa. Bu ülkede fikirler ve düzene itirazlar mutlaka cezalandırılırdı egemenler tarafından. Biliyordum ama bedeli ödenmemiş mutluluklar da bize göre değildi. Adanmışlıktı bizimkisi.

Gece yarısı kapımız çalındı. Evin en büyüğü bendim. Kalktım, giyindim. Annem korkuyla uyanmıştı. Kapı daha ser çalınmaya başlamıştı. Kapıyı açtım. Üç jandarma ve iki polis karşımdaydı. Bana bir adresi ve kişiyi sordular, gittiler. Soyundum ve yatağa girmiştim ki kapı bir daha çalındı. Tekrar giyindim ve kapıyı açtım. Bu defa beni almaya gelmişlerdi. Jeepin arka koltuğuna oturtuldum. İçeridekiler  bizim arkadaşlardı. Jandarma karakolu o zaman tam öğretmen evinin karşısındaydı. Tek sıra alt kattaki mahzene indirildik. İçerisi çok kalabalıktı. Ülkücüsü, devrimcisi, islamcısı... Yakaladıklarını getirmişlerdi. Ayakta sabahı ettik. Yorulan duvar dibine çöküyordu. Ama en kötüsü belirsizlikti. Ve havasızlık...Tıkış tepiş bir eziyet.

Adım okundu. Dışarı çıkartıldım ve bir odaya götürüldüm. İfademi alacaklardı. Sordukları soruları cevaplandırdım. Beni tekrar mahzene gönderdiler. Anladım ki askerlerin Çan'daki siyasi hareketlere dair en ufak bir bilgisi yoktu. Sadece dernek kayıtlarına göre gözaltı yapıyorlardı.

Öğleye doğru bizi karakolun yanındaki pide salonuna götürdüler. Herkese birer sandalye, hepimize tek tuvalet. Çoğumuz geceden uykusuzdu zaten. Sandalyesine oturan, başını masaya koyup uyuyor. Merak edenler karşı kaldırımdan geçerken kimler tutuklandı diye bakıyorlardı. Kapıda nöbet tutan askerler gelip geçenleri uyarıyordu.

Üç gün sandalye üstünde uyuduk.

Devam edecek…

Hamza Yıldız/Gece Notları



198 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

AKORDU KAÇAN BİR ŞARKI - 15/03/2020
Yaşlılığın son demlerindeki bu yoğunluk hayra alamet değil.Dün Yenice,Karaköy maden direnişinde arkadaşlarımıza desteğe gittik.
SEVİŞME BEREKETİ - 07/03/2020
Her defasında Paslı bıçaklarla sırtımdan vuruldum
DAYI - 24/02/2020
İki sözcük hayatımda çok değerlidir.Anne ve dayı...
AĞIR OLAN KURŞUN DEĞİL HAYAT - 20/02/2020
Akşam Kepez Kent Konseyi'nin yemeği var.Çamlıca düğün salonundayız.Buluşmalar ve kucaklaşmalar,sohbetler...Hepsi var.İyi ki var.İnsanız birbirimize ihtiyacımız var.
GECE NOTLARI - 05/02/2020
Değişmek veya değiştirmek gerekiyor bazen hayatı.Alışkanlıklardan kurtulmak kolay değil elbette.Durağan ve kabullenilmiş kalabalıklardan yalnızlığa evrilmek...
İNSAN ŞEHRİNİ İÇİNDE TAŞIR - 29/01/2020
Gitmen gerekir bir gün. Geçmişi alışkanlıkları, sevdaları,kırılmışlıkları toplarsın bir valize,ayakların istemese de yürürsün ilk terminale.
İNSANLAR VE MEKANLAR - 17/01/2020
İnsan emeği ve hayalleri ile kurar bir şehri.Mekanlarını sabırla inşa eder ve adeta ruhunu katar evlere,sokaklara,parklara.Sonra roller değişir bir kaç nesil sonra.
KONFERANSIN TEK SORUSU - 12/01/2020
Doksan yedi yılları sanırım.Radyoda şiir programları yapıyorum.Metinlerini yazıyor
AŞK MEVSİMSİZDİR LAMİA - 05/01/2020
İçim üşüdü,kirpiklerin buz tutmuş Çok uzaklardan mı geldin Lamia
 Devamı