• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
  

Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 14° 7°
Şuayip Odabaşı
sodabasi-57@hotmail.com
EZİNE’NİN ÇOCUKLARINA ÖLÜM BİLE AĞLADI
10/02/2019

 

“Ezine’nin çocukları!

Artık dönmeyecekler geri.

Gözlerimizin yaşını bitiren pişmanlığımız,

Af edilmeyecek.

Kutsamamız gereken hayatın zamansız bitişiyle,

Feryatlarımızın ardına gizlenen ölüm meleği…

Ölümü kutsayanları duasız bırakacak.

O yere böyle gidilmeyecekti.

Ölüm bile kızdı bu gidişe.

Böyle zamansız ölünmeyecekti.

Öldü o güzel çocuklar!

Zaman bile ağladı zamansızlığına…

Zaman bile ağladı bu ölümlere…

Ölüm bile ağladı.

 

Fotoğraflarına uzun uzun baktım o çocukların. Karşımda 1970 yılında, sele kapılıp ölen amcamın oğlu Hayrettin geldi. O yıllarda otomobil görmek bile büyük olaydı. Yine bugünkü gibi doğanın kızgınlığına uğrayan yerler vardı. Bir saatte yağan yağmurun oluşturduğu seller zamansız ölümleri genç insanların üzerinde deneyip başarılı oluyordu.

Bugünde öyle. Tedbirsizliklerin ödülü olarak, ölüp hep yanımızda. Gençlerin hayat tecrübelerinin azlığı işi daha da kolay hale getiriyor.

Gitti gençler. Kim ki bu çocuklarının öldüğünü öğrendi. Hemen yorumunu yazdı. “Mekânları cennet olsun.”, “Allah rahmet eylesin.”, “Allah bir daha böyle bir ölüm vermesin!”, “Şehidin var Çanakkale!” İnsanlar daha can yakıcı sözler bulup yazma yarışına giriyorlar. En iyi ölümü kim kutsayabilir? Cenaze namazını kıldıran imamlar bile coşuyor, böyle genç ölenlerin cenazelerinde. Siyasi bir söylem gibi bir söz, bir haber başlığı. “Başın sağ olsun E…”

Başları sağ filan değil işte. Öldü çocuklar.

Bir kişi bile olayın oluş şeklini yazma cesareti gösteremiyor.

Bir kişi bile otomobilin nasıl sele kapıldığını dillendiremiyor.

Ölen çocukların hiçbirisinde, bir felaket halinde ne yapacaklarına dair geliştirecekleri hareketlerle ilgili hiç bilgileri yok. İddia ediyorum, şu gün deprem olsa kişisel tedbir alabilecek bilinçli bir kişi bile bulamazsınız.

Çocuk evden otomobilin anahtarını izinsiz almış. Arkadaşına vermiş. Dereye uçmuşlar. Otomobili kullananlar acemiymiş. Yok köprüden uçmuşlar. Yazın çayın geçilen yerinden geçmek istemişler. Sel suyundan geçeriz demişler. Otomobil motoru suyun içinde durmuş. Otomobilin üstüne çıkan bir çocuk telefonla yardım istemiş. Miş! Miş! Miş!” Nedir doğru olan? Ders alacak bir durum yok mudur? Yoksa “Allah rahmet eylesin” demek her şeyi kökten çözüyor mu?

Hata yapan çocuklar, hatalarını canlarıyla ödediler. Annelerin babaların canları ne halde acaba? Anne babaların pişmanlıkları, hangi davranışlar üzerine acaba?

Bakın çevrenize.

Motosiklet kazaları; Yaş küçük, kask yok, ehliyet yok. Ana baba şımartması…

Silahla ölüm; Açıkta tüfek silah bırakma, Çocuklara tüfek verip ava gönderme. Silahla oynama, düğünlerde silah patlatma…

Yüzme bilmeme; yüzme bilmeden denize, çaya havuza girme…

Ve de bir kaşık suda boğulma ölümleri…

Meydana gelen her genç ölümün sonunda ders alıyor muyuz? Bence almıyoruz. Hiçbir şeyden ders almıyoruz. Yaşamayı değil, şatafatlı cenazelerle ölümleri kutsuyoruz.

Bu anlayışı değiştirmemiz, gençlerin ölümünü engelleyecek tedbirleri almamız gerekir. Yaşamayı kutsamak ve daha iyi yaşamanın yollarını öğrenip benimsememiz lazım.

Cahit Sıtkı Tarancı;

“Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikâyet ölümden olsun.” Diye şiir yazmış ya.

Bu şikâyet, inancımız gereği yaşını başını alıp eceliyle ölenler için değil elbette.

Ancak; ben ölümü kutsamıyor, şikâyet ediyorum. Daha baharında olan genç fidanların ölümüne şikâyetim var.

Çocukların ölümlerinde, ihmali olan analar babalar sizden de şikâyetçiyim. Bu yazıyı yazmasaydım, kendimden de şikâyet ederdim.

Unutmadan:

Yazmış ya birisi; Hem de son söz gibi yazmış.

“Paylaşılacak bir şey yok. Acıdan başka. Başımız Sağ olsun Çanakkale. #ezine”

Acıdan başka çok şey var Çanakkale! Çok şey var! Çocuklar ölmüş. Neyin başı sağ olacak?

Çanakkale, acıdan başka paylaşılacak güzelliklerle dolu.

Genç ölümleri önleyecek, ya da en aza indirdiğimizde, her şey daha güzel olacak.

“Toplumsal ve aile eğitimi şart abim, sonucu çok acı oluyor bunun gibi maalesef.” Diyen yorum işin özeti.

Acısız günler, Çanakkale’mizin ve ülkemizin olsun.

 

Şuayip Odabaşı

8.2.2019/Kepez/Çanakkale



Paylaş | | Yorum Yaz
306 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ERMENEK’TE UÇAN EŞEK VE DAKTİLO - 10/03/2019
Zayıf uzun boylu, elinde birkaç kâğıt parçası ve kalem…
ÇOK OLUP ÖLSEM - 22/02/2019
Hazırlasam diyorum çantamı,
KEŞKE CEP TELEFONU OLSAYDIM - 01/02/2019
"Cep telefonuna biraz laf atayım. Bakalım cepler bana kızacaklar mı?"
ERMENEK'TE ARAPAŞI ÇORBASINI EN İYİ BEN İÇTİM! - 26/01/2019
Şu basın bir acayip!
POŞETLE KARDEŞİM! - 02/01/2019
Poşet, içine her çeşit eşyayı doldurduğumuz naylon torbaların adı. Pazara gittiğimiz zaman. Bir alışveriş, bir poşet. On alışveriş, on poşet. Poşetle kardeşim.
HER ŞEY GEDOLU GALİK! - 27/12/2018
Organik diye yiyip içtiğimiz, Her bir şey sentetik gedolu galik.
ŞİMDİ POŞET PARAYLAYMIŞ! - 18/12/2018
Önce naylona boğulduk. Şimdi poşet paraylaymış. Her yere iyi dağıldık. Şimdi poşet paraylaymış.
YEREL BASIN GERÇEKLERİ YAZABİLİR Mİ? - 10/12/2018
Çanakkale’de bir yerel gazete, “Çanakkale’nin zemini çürüktür. Konut yapacaklar çok iyi zemin etütleri yapmalıdır. Deprem bölgesidir, bina temelleri sağlam olmalıdır” gibi bir haber yaptı.
SON BAHANELER (Mini Orotoryo) - 30/11/2018
Yurtta kalan son ağacı da kaptırdık. Ölçtük kestik biçtik bir çardak yaptırdık.
 Devamı