• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Hamza Yıldız
PENCEREDE
02/02/2019

 

Mum alevini üfleyip yorganın altına girdiğimi ve ilk hayale gözlerimi kapattığımı hatırlıyorum sadece. Uzun zamandan beri rüyasız ve deliksiz bir uyku uyumuşum.Ne kadar dinçtim.Yorgunluktan eser kalmamıştı. Gözlerim sabahı özlemişcesine açılmıştı. Yavaşça soğumuş odaya kalktım. Sırtıma hırkamı geçirdim.

Şöminedeki ateş çoktan küllenmişti. Külün içindeki hala nefes alan közleri ayıklayıp öne çektim. Kuru odunları közün üzerine çattım. Altlarına ince kıyılmış yongalardan yerleştirdim ve iki nefes üfledim. Alevin şavkı yükseldi. Ateşin üzerine önce sacayağıını üzerine çaydanlığı koydum.

Perdesi hiç takılmamış, pencerenin önüne çekilmiş masama çevirdim yönümü. Önce geceden tepeleme dolmuş kül tablasını temizledim. Sonra rakı kadehlerini ve meze tabaklarını. Defterimde gecenin pencerenin camında kalan suretimle sohbetin ve ucu açık hayallerin artığı mısralar,şiir kırıntıları öylece duruyordu.Ve tam ortasından kırılmış bir kurşun kalem. Oysa öfkelendiğimi hiç hatırlamıyorum.Demek ki gece örtmüş bazı izleri.

Kahvaltı için masama tereyağı,zeytin,peynir ve balı koydum. Ekmekleri kızartmak için tel ızgarayı indirdim. Çayı demledim. Yalnızlığın keyfine bir kahvaltı eklemek için sabırsızlanmaya başladım. Odam yavaş yavaş ısınmaya başladı.

Çiflikte elektrik,buzdolabı,televizyon hatta radyo bile yok. Alışkanlıkların bu huzur ortamına girmesini istemiyordum. Kalabalıklarda kaybettiğim kendimi arıyordum yüzleşmek için. Akşamdan geceye sarkan kavgalarımda masayı yumrukluyordum,kül tablasını fırlatıyordum ve ayıp değil ya ağlıyordum pencerme düşen yağmur damlalarında.

Burada en sevdiğim ritüel kahvaltıdır sabahları. Taze demlenmiş çay kokusuna karışan tereyağ kokusu ve kızarmış ekmek, bir parça peynir,iki-üç zeytin,olmazsa olmazım bal...Günü nasıl keyifli kılar anlatamam.

Çünkü penceremde yağmur başlamıştır ve karşı dağlar berekete ıslanıyordur. Belki bir yetim çocuk gibi üşüyordur kaybettiği masala. Veya güneş yeni doğmuştur cam gibi bir kırağının üzerine.Yeni bir gün başlamıştır taze bir umuda dair. Seyrederim hayatı perdesiz bir pencereden ve bir cigara yakarım üçüncü bardağı tazelenen çaya. Yudumladığım bir keyif oluverir yaşamak.

Dağ başında ve bacası tüten bir kulübede,insandan uzak ama kendime yakın yaşamanın tadını çıkarırım.İçe kanayan yaralarımı burada tedavi ettim,mum alevinin yalnızlıklarında.Bunun için şiir kurumadı ve aksine alevlendi içimde.

Perdesiz bir pencereden hayata bakmanın ayrıcalığı beni farklı kılan.

 

Hamza Yıldız/Gece Notları/23.01.2019

 



266 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İNSANLAR VE MEKANLAR - 17/01/2020
İnsan emeği ve hayalleri ile kurar bir şehri.Mekanlarını sabırla inşa eder ve adeta ruhunu katar evlere,sokaklara,parklara.Sonra roller değişir bir kaç nesil sonra.
KONFERANSIN TEK SORUSU - 12/01/2020
Doksan yedi yılları sanırım.Radyoda şiir programları yapıyorum.Metinlerini yazıyor
AŞK MEVSİMSİZDİR LAMİA - 05/01/2020
İçim üşüdü,kirpiklerin buz tutmuş Çok uzaklardan mı geldin Lamia
BİZİ VAR EDEN ÇAN İÇİN - 30/12/2019
Her mücadele çekirdek oluşumla başlar.Çan Çevre Derneği yedi kişi ile başladı.Hareketini ideolojik değil hayatın gerçeği üzerine
HALK ARTIK YÜRÜYOR - 24/12/2019
Kumarlar köyü kadınları davet etti bizi. Beyaz, tülbentli, mübarek yüzlü kadınlar. Suyumuzu çalıyorlar, bize destek olun, dediler. Sizi misafir edelim dediler.
TERİN DAMLADIĞI YOL - 17/12/2019
Kuş kanadına değen rüzgarla yürü Dağı kuşatan ormanın arasından
GECE NOTLARI - 09/12/2019
Bu ülke kısır siyasi ve toplumsal çelişkilerin kavgasından yaşadığı çağı ıskalamakla meşgul.Hala da ısrarla bu kavgayı sürdürüyor
AŞK LAMİA İSE BU ŞEHİR BİLİR - 06/12/2019
Aşk,bilinmezlikle korku arasında tek başına yürümektir.Derin bir kuyuya bir yudum su için inmektir.
SİS - 30/11/2019
Sis akşamdan çöktü şehrin üzerine artık kördüm Lamia Minareler, fabrika bacaları, evler yoktu kapanmıştı yollar
 Devamı