• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 13° 9°
Ahmet Ertan
haberci104@gmail.com
24 TEMMUZ; NE BAYRAMI?. DAYI
24/07/2018

 

Sabah sabah bilgisayarı açtım..

Meslek büyüğümüz ‘Dayı’mız; ‘bayramımız kutlu olsun’ diye mesaj yazmış..

Afilli bir de daktilo fotoğrafı koymuş..

Ülen, bundan benim niye haberim yok,  diye söylenerek..

Neyi atladım acaba..

Neyin bayramı ola ki bu?.. diye merakla okumaya başladım..

‘Dayı’.. böyle başlıyor..

“1908’in yaz ayları II.Abdülhamit için zor geçiyordu. Selanik’ten yayılan İttihatçı isyanı bastırılamamıştı.Binbaşı Enver Bey ve adamları dağlardaydı.. Ayaklanmanın 40’ıncı gününde Abdülhamit geri adım attı. Bir başka açıdan da ileriye doğru atılmış bir adımdı bu: 24 Temmuz 1908’de 2. Meşrutiyet ilan edildi..”

Ve şöyle devam ediyor;

“Osmanlı Matbuat Cemiyeti adıyla örgütlenmiş gazetecilerin büyük bölümü meşrutiyeti sevinçle karşıladılar. Sansürün karşısına dikilebileceklerdi artık... 1876’dan kalma sansür kararnamesini uygulatmayacaklardı. Yani sansür memurları yayından önce gazeteleri kontrol edemeyecekti. Meşrutiyetin ilan edildiği günün gecesinde gazeteciler provaları görmek için gelen sansür memurlarını aynı sözlerle geri çevirdiler: Gazeteler hürdür, sansür yasaktır..”

Buruk bir ifade gelip yerleşti yüzüme..

‘Senin de Dayı, senin de..’ demeyi çok isterdim aslında..

Elim bir türlü bilgisayarın klavyesine gitmedi..

Sonra mesajları.. sonra da paylaşımları okumaya devam ettim..

Önce bir dost, bir tanıdık, sonra politikacılar..

Belediye başkanları, hatta muhtarlar..

Ardından yeni başkan adayları ve muhtar adayları..

Basını seven, sevmek zorunda hisseden..

Bayramını kutlamaya meraklı ne kadar zevat varsa..

Hepsi döktürmüşler..

Bir kaç tanesi dışında, bir çoğu kopyala/ yapıştır yapmış ya..

Olsun varsın..

Demek bu gün sözüm ona ‘bayram’mış..

Güne böyle başladım..

O zaman bunu yazmak, boynumuzun borcu oldu..

Ne yazacağımı düşünürken..

Abdurrahim Karakoç’un bir şiiri geldi aklıma..

“Ya bayramlar, bayram olsun kurtulsun..

Ya takvimler, cayır cayır yırtılsın..”

Günümüzde kimi kişi ve kuruluşların 24 Temmuzları zoraki bir biçimde hala..

‘bayram olarak kutlamaları’nı ben  anlayamıyorum..

Gazetecilik belki de tarihin en güç döneminden geçerken.. 

Mesleğin çilekeş muhabirleri, foto muhabirleri, kameramanları da ayakta kalma adına zorlu bir sınav veriyorken..

İşsizlik, psikolojik ve fiziksel şiddet gazetecileri tehdit etmeye devam ederken..

Bu neyin bayramıdır be Dayı?.

Padişah Abdulhamit’ten..

Dağlarda gezen Binbaşı Enver Bey ve adamlarından..

Gazetelerin hür olduğundan..

Ve dahi sansürün yasak olduğundan söz ediyorsun ya..

Bu bir mesajsa.. Ya da bir ironiyse..

Eski Türkiye’de olduğu gibi..

Yeni Türkiye’de de basının üzerindeki baskı, sansür, tehdit, gözaltı ve keyfi tutuklama uygulamalarına dikkat çekmekse amacın..

Aldım, kabul ettim.. Eyvallah..

‘Ama kendine de dikkat et..’ derim ben sana..

Bir sabah beklemediğin misafirlerin kapını çalabilir..

Benden uyarması.. Sonra; ‘yok öyleydi, yok böyleydi’ anlamam..

Şaka, şakaaa be Dayı..

Şakayı da Dayı’yı da bir kenara koyarsak..

24 Temmuz’u ‘Basın bayramı’ olarak kutlamaya pek bi meraklı zevata da bir şeyler yazmak lazım..

‘24 Temmuz Basın Bayramı’ değildir..

Külliyen yalandır.

En azından son 32 yılına ben tanığım..

Gazetecilerin kutladıkları böyle bir bayramı yoktur..

Lafı güzaftır,  palavradır, mavradır..

Aynı; ‘1 Mayıs’ların, en patronlar ve düzen savunucuları tarafından kutlanması gibi..

Aynı; ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün,en emeksizler tarafından yemeklerle, kokteyllerle kutlanması gibi..

Dostlar alışverişte görsün misali bu konuda açıklama yapıp..

Gazetecileri kutlayanlarla, buna teşekkür edenler..

Olsa olsa kendilerini kandırmaktadır..

Eski adıyla basının..

yeni deyişle medyanın..

içinde bulunduğu durum meydanda..

Basındaki genç arkadaşların söylediği..

‘Kimseye etmem şikayet; ağlarım ben halime’ şarkılarını da..

Patronların, ‘Ne kadar ekmek, o kadar köfte’ sırıtışlarını da..

Senden iyi kim bilebilir?..

Ne de olsa..‘Biz 40 kişiyiz birbirimizi biliriz’ değil mi canım?..

Neyse.. konuyu dağıtmayalım.. İşin bu tarafı sonra da yazılabilir..

Demem o ki..

‘24 Temmuz Basın Bayramı’ değildir..

Gazetelerin, televizyonların kapatıldığı, içlerinin boşaltıldığı..

Çalışanlarının ya cezaevlerine yada kapı önüne konulduğu..

Böylesi günlerde..

24 Temmuz’u kutlamak..

Ölü evinde zurna çalmaktan farksızdır..

Siz baş sağlığına gittiğiniz evde zurna çalar mısınız?.

24 Temmuz, olsa olsa..

Gerçek gazeteciliği savunma günü olabilir..

Ne diyelim..

Umarım, bu günü gerçekten‘bayram’ olarak kutladığımız günlere hep birlikte ulaşırız..

 

MERAKLISINA..

Bak;  gazetecilerin meslek örgütü ne diyor?..

"Israrla algısı oluşturulmaya çalışılan 'rejim' değişikliğinin ardından yaşadığımız ilk 24 Temmuz'u karşılıyoruz...

24 Temmuz'u, "Basın Bayramı ve Basından Sansürün Kaldırılışı'nın" 110. yıl dönümü diye özellikle anmıyoruz çünkü, ülkesinin güçlü geleceğini, basın ve ifade özgürlüğü şartıyla birlikte düşünebilen gazeteciler için değişen hiçbir şey yok.

Eski Türkiye'de olduğu gibi, Yeni Türkiye'de de basının üzerindeki baskı, sansür, tehdit, gözaltı ve keyfi tutuklama uygulamaları tüm hızıyla sürüyor. Sosyal medya polisliği üzerinden linç furyası da...

Umuyoruz ki en kısa sürede; işine son verilen, sosyal haklarından mahrum bırakılan meslektaşlarımızdan söz etmediğimiz, görevini özgürce yerine getiren medyanın, eşitlik ve adalet sağlanmış bir ülkeyi haber yaptığı 24 Temmuzlara erişiriz...
O gün gelinceye dek, 24 Temmuz, Basınla Dayanışma Günü'dür, bayram değil... KUTLAMAYIN!"

 



Paylaş | | Yorum Yaz
445 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BU OTOBÜSE BİR SANDIK KONULSA, SONUÇ NE OLUR? - 15/11/2018
Vallahi bıktık, billahi bıktık; gına geldi artık!
HARMAN YERİ, YAŞ YERİ; YAVAŞ YÖRÜ, HOŞ YÖRÜÜ! - 03/10/2018
Otomobilin bagajından mangalı ve bilumum levazımatı çıkardı.. Ben mangalı yakmaya çalışırken, o getirdiği poşetleri açmakla meşgül oldu.. “Bu akşam özel bir ürünü, birlikte deneyeceğiz” dedi,
NOT AL; ‘25 TEMMUZ-KARA ÇARŞAMBA’ - 29/07/2018
25 Temmuz 2018.. Çanakkale'de..
‘YAHNİ’ UCUZ AMA SAĞLIK PAHALI!. - 07/07/2018
Belediye otobüsünden köprü başında indim.. Amacım Cuma pazarında biraz gezinmek..
AMANN..KARPUZ KESTİM, YİYEN YOK! - 01/07/2018
Çarşamba ve Cumartesi, benim keyif günlerim.. Böylesi günlerde aklım fikrim yemeğe düşüyor.. Şöyleee, balkonda..
GÖZÜNÜZÜN AÇILMASININ BEDELİ ÇOK AĞIR OLMADI MI, HACI DAYI? - 20/06/2018
Kahvehaneleri pek sevmem..
BİR CAMİLERİMİZ KALMIŞTI, BAŞARDINIZ! - 01/06/2018
Allah kusur yazmasın ama bu yıl Ramazan orucunu boşladım.
ÇANAKKALELİNİN WC İLE İMTİHANI! - 11/05/2018
Tuvalet meselesi.. Çanakkale’nin en büyük ve en acil çözüm bekleyen sorunudur.. Bizim akşamları çıkıp tur attığımız..
'DELİ DELİDEN HOŞLANIR, İMAM ÖLÜDEN’ DEDİ, NEŞET ABİ.. - 03/05/2018
Masamın yanı başındaki etajeri temizlerken,
 Devamı