• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 6°

Çanakkale Posta Gazetesi Yazarı Kadir Kenar Zeki-Metin parodilerinden yola çıkarak seçimi bakın nasıl değerlendirdi? “Bugün bende bu duygularla kaplı gibiyim. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak ‘hayırlı işler’ dileyen divanın önünden geçip, .......

Çanakkale Posta Gazetesi Yazarı Kadir Kenar Zeki-Metin parodilerinden yola çıkarak seçimi bakın nasıl değerlendirdi? “Bugün bende bu duygularla kaplı gibiyim. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak ‘hayırlı işler’ dileyen divanın önünden geçip, küçük bir perdeli barakanın içine gireceğim. Sonra, kutsal bir mührü alıp üç saniye hasbihal edeceğim”

 

Dolunaylı bir geceden selam ederim!..

Hayatımda en çok özlediğim ilişki ne biliyor musunuz? Hayırlı işler Selami lafını duymak istiyorum. Ve Eyvallah Kazım abi karşılığını. Artı; akşama bir rakı içeriz artık! Cümlesini. 
Zekiyle Metinin bir parodisidir bu skeç. Bir mahkemede geçer. Selami bir avukattır. Kazım da bir hakim. Yedikleri içtikleri ayrı gitmez. Gündüz mahkeme faslı, gece rakı alemi. Selami avukat tabi. Kazım’da hakim, bulurlar bir yol ve yordamını. Ve her mahkeme öncesi aynı cümleler çıkar dudaklarından; Avukat Selami içeri girer girmez, Hakim Kazım seslenir; Hayırlı işler Selami! ‘Eyvallah Kazim abi’ der Selami’de. Ve Kazım Hakim ilave eder, ‘Akşama bir rakını içeriz!’
Zekiyle Metin bu işte! Gündüz yaptıkları işleri pek ciddiye almazlar. Önemli olan akşamdır. Rakı masasıdır. Eskiyen günü unutmak ve hayata tazelenmektir. Yani geceye tutunup, sabah filizlenmek!. 
Bugün bende bu duygularla kaplı gibiyim. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak ‘hayırlı işler’ dileyen divanın önünden geçip, küçük bir perdeli barakanın içine gireceğim. Sonra, kutsal bir mührü alıp üç saniye hasbihal edeceğim. Ve basit bir kağıt parçasının üzerinde duran, üç fotonun altına mühür basacağım. 
Eskileri hatırlar mısınız ne zordu! Radyo var yok. Televizyon zaten yok gibi. Seçimler yapılır. Partilerin ‘ambelmleri’ (ne demekse değil mi, amblem) üzerini mühür basardık. At, inek, buzağı, arı, kuş… Bilimüm hayvanat! Ne zor günler geçirmişiz meğer. Şimdi bakınca anlıyoruz. Bakın ne güzel, üç adet insan fotosuna mühür basıyoruz bugün. 
Başta da dedim ya, dolunaylı bir gecede yazıyorum size. Enerjim çok yüksek. 
Devlet-ü Arşa’ya çıkan büyüklerimiz bize ihsan eylemiş. Ey cumhur, Cumhur-u reis-i sen seç demiş. Ne güzel demiş. Ne güzel eylemiş. Dolunaylı bir geceden sabah uyandığımızda, yüce rabbim bize bunu da nasip eylemiş. Sandığa gidip; at, araba, kuş, böçek, ampül ve bilimum yedek parça figüru aramak yerini karşımızı gül yüzlü üç insan eylemiş demokrasi tanrısı! Seç ey kulum demiş. Ne olursan ol! Seç bakalım demiş. Adam yerine koymuş bizi yüce yaradan! Yarattığından ötürü seçim hakkı vermiş.. Ey insanoğlu insan demiş; seç bakalım…
Selamiyle Kazım’ın hikayesine geri dönersek, bu mahkeme sanırım burada bitmeyecek. Akşama rakı faslı da yasak. Seçim kanunları var demi!.. Kıyamam Selamiyle Kazım’a… Mahkemede ayakta duran bizlere gelince, aslında bizim bir suçumuz yok ama! Neylersin işte, kader mahkumlarıyız beya!.



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   472 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın