• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
28° 33° 23°

İşlenen suç büyük, insanlığa karşı, doğaya karşı bir suç… Aslında bu suçu işleyenler bir canavar olmalı…Oysa suçlular sıradan birileri. Sadece “görevlerini” yapıyorlar… Kimseye de özel bir düşmanlıkları yok…

 

İşlenen suç büyük, insanlığa karşı, doğaya karşı bir suç… Aslında bu suçu işleyenler bir canavar olmalı…Oysa suçlular sıradan birileri. Sadece “görevlerini” yapıyorlar… Kimseye de özel bir düşmanlıkları yok…

Sadece işlerini yapıyorlar, mesleklerini… Para kazanıyorlar… Ne yaptıklarını düşünmeden, sonuçlarını düşünmeden yapıyorlar… Patron buyuruyor, onlar yapıyorlar…

Doğrudan ormanları yok etmek, insanlara ve hayvanlara, kısacası tüm canlılara hayat veren suları/su kaynaklarını kirletmek işleri... Bir çeşit insanlık suçu, cinayet… Fakat düşünüp, bir kere bile başlarını işlerinden/mesleklerinden kaldırıp, ne yaptıklarına/sonuçlara bir nebze olsun bakmıyorlar, ötesini merak bile etmiyorlar…

Anaları-babaları onları okutmuş ve “mühendis adam” olmuşlar, ama yaptıklarıyla insanlara kötülük ediyorlar…

***

Birileri kepçeci, biri şoför, bir diğeri işçi… “Napalım abi, ekmek parası” deyip, işin içinden sıyrılabiliyorlar… Sanki kalpleri mühürlenmiş ve gözlerinde kalın bir perde var.

Bir diğeri, köylü ve hayvancılıkla geçindiği halde, kendi köyünün merasının yok olacağı, sularının kirleneceği farkında değil ve/ya umurunda bile değil; sadece günlük işlerini düşünüyor hala…

Bir diğeri çok önemli birisi; çünkü vicdanı yok… Madencilere(meraları-doğayı- yok edicilere/su kirleticilere) “yardım ve yataklık” ediyor; köşeyi dönmeyi düşlüyor olabilir? “Gençlere yeni iş sahaları açılacak.” “Köyümüz kalkınacak.” “Yeni bir Traktör alırım, madende çalışır…” benzeri düşünceleri olabilir? Belki de çocuklarının “geleceğini kurtarmayı” düşünüyordur herhalde? Aslında bütün çocukların geleceklerini yok ettiğinin farkında bile değil.

Birçok kimse ise, “Bana ne? Bana mı kaldı, kimse ses çıkarmıyor ki” diye düşünüp, sessiz kalarak suça iştirak ediyor…

***

Kimse masum değil, çünkü insanlığa karşı suç işleniyor… Suçun büyüklüğünü görenler/hissedenler ise, mevcut yasaların da bu suça ortak olduğunu, kolaylık sağladığını gördükçe, çaresiz kalıp, kendilerinin de suçluların yasalarına göre suçlanacağını düşünerek/zannederek sessiz kalıyorlar… Bir şeyler yapabilecekken, yapmamak suretiyle bir cinayete göz yumup, ortak oluyor…

En büyük suçlular ise, “suyun başını” tutanlardı. Hırslıydılar, para kazanarak var oluyorlardı… Dinleri imanları paraydı; paraya tapıyorlardı… Paranın dışında hiçbir şey umurlarında değildi… Üstelik her şey onlardan yanaydı, çünkü yasaları ve kuralları onlar belirliyordu… Adları sermeyeydi… “Vatan-Millet-Kalkınma-Gelişme” maskesinin ardında gerçek bir canavar gizleniyor…

Subaşındaki devler şöyle mi düşünüyorlardı acaba?

Şirketimin… Pardon! Çoluk-çocuğumun geleceğini garanti altına almam gerek. O köyde 700 kişi yaşıyormuş… Çocuklar, ihtiyarlar varmış… Hayvancılık yapıyorlarmış… Suları kirlenecekmiş… Köy yok olacakmış? Tüm bunlardan bana ne? Ben maden çıkararak memleketin ekonomisine katkıda bulunuyorum. Köylüleri, insanları, hayvanları düşünürsem şirketim yok olur. Batarım…

Yoksa, hiç bir şey düşünmüyorlar mı paradan başka?

***

Sonuç olarak, devran dönüyor… Güneş her gün yeniden doğup batıyor… Mağdurlar/kurbanlar, sabah saat 05.00’de uyanıp, akşamın 20.00 sine kadar işlerini yapıp, yorgun düşüyorlar. İşten güçten vakit bulunca çocuklarını-torunlarını seviyorlar. Onları çok seviyorlar; çünkü her şeyi onlar için yapıyor; onlar için çalışıyorlar…

Kimileri kahvede oyun oynayıp, vakit öldürüyor. Çocuklarının geleceğinin yok edileceğinin/karartılacağının farkında bile değiller… Farkında oldukları zaman çok geç olmuş olacak ve çocukları/torunları hastalanmış olacak veya kendileri ölmüş olacak!

Hepimiz çocuklarımızı-torunlarımızı çok seviyoruz ama onların geleceğine sahip çıkmayarak bir türlü suça iştirak ediyoruz...

Son söz, burada(Karadağ’da) bir cinayete tam teşebbüs hali var.

Biz Neredeyiz!!

 

Karadağ’a Sahip Çıkalım!

Musa Önder- Karadağ 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
448 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın