• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 35° 23°

Açık kaynaklardan yapılan çalışmalarla belgeleri ortaya koyup ‘doğru mu-yanlış mı?’ sorusuna net yanıt veren www.teyit.org ‘Kirazlı’daki maden çalışması için gerekli ruhsat 2001’de verildi’ iddiasını analiz etti.

  Alican Acanerler’in  belgeli araştırması sonucunda bakın ne çıktı?

 

İDDİA: Kirazlı’daki maden çalışması için gerekli ruhsat 2001’de verildi.

Sosyal medyada yer alan bir iddiaya göre Kirazlı Balaban Tepesi’nde yürütülen madencilik faaliyeti için gerekli ruhsat 2001’de verildi.

 

Twitter’da bir kullanıcı tarafından da paylaşılan iddia şimdiye kadar yaklaşık 2 bin 200 retweet ve 4 bin 200 beğeni aldı.

 

Ancak Kirazlı’daki maden çalışması için gerekli ruhsatın 2001’de verildiği iddiası doğru değil. Açık kaynaklardan söz konusu bölgede ilk maden arama ruhsatlarının 1980’lerde verilmiş olduğu söylenebiliyor. Bölgeden maden çıkarma işini 2004’te Teck ve Frontier isimli iki şirket üstlenmiş. 2010’da ise Alamos Gold’un Türkiye’deki yürütücüsü Doğu Biga Madencilik, bu şirketlerden projeleri satın almış. ÇED raporundan maden işletme ruhsatının Doğu Biga Madencilik’e 2009’da, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının ise 2012’de verildiği bilgisine ulaşılıyor. İddia ile birlikte sosyal medyada yer verilen ve bir sit alanı değişikliği kararını gösteren belgenin ise Kirazlı bölgesi ile bir alakası yok.

 

Bölgede maden arama ruhsatları 1980’li yıllarda verilmiş

2013’te hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporundaki değerlendirmelerin ardından İdare Mahkemesi Kirazlı bölgesini içeren projeyi durdurmuştu. Danıştay daha sonra mahkeme kararını bozdu ve 2013’teki ÇED “olumlu” raporu geçerliliğini korumuş oldu. Şirketin CEO’sunun 2009’dan beri Türkiye’deki projede yer aldıklarına dair bir açıklaması bulunuyor.

Şirketin proje hakkında 2012’de hazırladığı teknik raporda Çanakkale bölgesindeki ve özellikle Kirazlı’daki maden arama işlerinin kısa bir tarihçesine yer verilmiş. Aşağıdaki tablodan 1980’li yıllardan beri bölgede başlangıçta Türk, sonrasında ise yabancı sermayeli şirketlerin faaliyette bulunduğu bilgisine ulaşılabiliyor.


Yukarıdaki tablodan bölgede maden arama çalışmalarına 1987’de başlandığı görülebiliyor. Yani maden arama ruhsatları 1980’li yıllarda çıkmış. Zaten bir şirketin maden arama çalışmasına başlaması için öncelikle maden arama ruhsatı alması gerekiyor. Maden arama ruhsatı, maden işletme ruhsatı ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı birbirinden farklı idari izinler.

 

Alamos Gold’un internet sitesindeki bilgilere göre şirket, 6 Ocak 2010 tarihinde, “Teck Madencilik” ve “Fronteer Development Group”un sahibi olduğu Kirazlı projesini satın almış. Maden arama işlerinin tarihçesinin anlatıldığı tabloda da bu şirketlerin adının geçtiğini görebiliyoruz. İki şirketin Nisan 2004’te yaptıkları bir anlaşma ile bölgede çalışmalara başladıkları bilgisi de tabloda bulunuyor.

Alamos Gold, Çanakkale’deki maden arama faaliyetlerini Türkiye’de Doğu Biga Madencilik üzerinden yürütüyor. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’ndaki (KAP) bilgilerden yola çıkarak Doğu Biga şirketinin ilk olarak 2010 yılında kayıtlara geçtiğini belirtebiliyoruz. Doğu Biga da ruhsatları eskiden maden çıkarma iznini elinde tutan şirketlerden devralmış.

Projenin önceki ortakları ruhsatlarını 2004’te almışlar

2010’dan önce maden projesi ile ilgili ruhsatları elinde bulunduran Teck’in ve diğer şirketin ruhsatlarına açık kaynaklardan ulaşılamasa da şirketlerin 2004’te Türkiye’deki projeye dahil oldukları göz önünde bulundurulduğunda söz konusu ruhsatların tarihinin iddiada yer verildiği şekliyle 2001 tarihli olamayacağı söylenebiliyor. Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki bilgilerden Teck Cominco Madencilik Sanayi Anonim Şirketi’nin 12 Ağustos 2002’de, Fronteer Eurasia Madencilik’in ise 2005’te kurulduğu görülüyor. Yani Teck ve Fronteer’in 2002’den önce ruhsat almış olma ihtimalleri bulunmuyor.

 

Alamos Gold’un 2017’de Kirazlı’daki proje ile ilgili hazırladığı fizibilite raporunda da Teck ve Fronteer’in 2004’te bölgedeki maden işleri için ruhsat aldıkları bilgisi bulunuyor. Aynı bilgi USGS’in (United States Geological Survey) Türkiye’deki madenler hakkında hazırladığı 2004 tarihli özet raporda ve E&MJ’in (Engineering & Mining Journal) bir sayısında da tekrar ediliyor.

 

Buraya kadar aktarılan bilgilerden yola çıkarak öncelikle 1987’de Tüprag’ın daha sonrasında ise 2004’te Teck ve Fronteer şirketlerinin proje için gerekli idari izinleri aldığını söyleyebiliyoruz.

 

İddiaya konu olan ruhsatların numaralarına ve kopyalarına ulaşmak için ise ÇED raporuna bakmak gerekiyor.

 

ÇED Raporu bize ne söylüyor?

Kirazli bölgesini içine alan proje için 2013’te ÇED raporu hazırlandı. ÇED raporundaki değerlendirmelerin ardından İdare Mahkemesi projeyi durdurdu. Danıştay daha sonra mahkeme kararını bozdu. Yani 2013’teki ÇED “olumlu” raporu geçerliliğini korumuş oldu. Teyit, ÇED raporunun tamamına ulaştı. Rapordan madencilik faaliyetleri için şirketin aldığı maden işletme ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarına ulaşılabiliyor.

 

Raporun eklerinden Doğu Biga Madencilik’in “maden işletme ruhsatı”na ulaşılabiliyor.

 

Doğu Biga’nın ruhsatının numarası 82225. Bu ruhsatın veriliş tarihi Ekim 2009. Ruhsatın bitim tarihi ise Ekim 2019.

Rapor hazırlanırken projeye konu olan alanda aslında 3 adet ruhsat bulunduğu ifade edilmiş. Bunlardan ikisi (ÇED’e konu olanlar) Doğu Biga’ya, biri de Polimetal Madencilik şirketine ait. ÇED raporuna konu olmayan ruhsatın sahibi Polimetal Madencilik ise Lidya Madencilik çatısı altında faaliyet gösteren bir şirket. Bu şirket de Çalık Holding’e bağlı.

 

Polimetal’in ruhsat alanının ÇED’de değerlendirilmemesinin sebebi ruhsatın ağaç kesimi yapılan bölgeyi kapsamaması. Raporun devam eden sayfalarından ÇED alanına konu olan (iddiaya konu ağaç kesiminin yapıldığı bölge) alanın bin 997,16 hektar büyüklüğünde olduğunu anlıyoruz.

ÇED raporu eklerinden Alamos Gold’un Türkiye’deki yürütücülüğünü yapan Doğu Biga şirketinin iş yeri açma ve ruhsatını ise 2012 yılında aldığı görebiliyoruz. Yani şu an Kirazlı Balaban Tepesi’nde aktif maden işi yürüten şirket maden işletme ruhsatını 2009’da, iş yeri açma ve çalışma ruhsatını ise 2012’de almış. ÇED raporunda ruhsatı önceleyen aşamalar anlatılırken 2001 senesi ile ilgili herhangi bir ibare de bulunmuyor.

 

Ruhsatlar alındıktan sonra proje hızlanmış ve şirketin internet sitesindeki bilgilere göre fizibilite çalışmaları 2017’de tamamlanmış.

 

İddiaya konu olan belgede Kirazlı’ya dair bir bilgi bulunmuyor


Sosyal medyada yer alan paylaşımlarda ruhsatın 2001’de verilmiş olduğu iddiası aktarılırken 2000 yılında düzenlenmiş bir belgeye de yer verildi. Edirne Kültür Varlıkları Kurulu’nca düzenlendiği belirtilen bu belgede Çanakkale’de yer alan bazı bölgelerin korunma statüsünün değiştirilerek I. derece sit alanından II. derece sit alanına düşürüldüğü görülüyor. Sit alanı değişikliği kararlarının maden işletme ruhsatı ya da iş yeri açma ruhsatı ile ilgileri yok. Sit alanı değişikliği kararlarının maden projeleri ile tek ilgisi, bir bölge I. dereceden sit alanı ilan edildiğinde orada maden çıkarma işinin gerçekleşememesi.

 

Ancak yukarıdaki belgede statüsü değiştirilecek alanların “Çanakkale İli Yenice İlçesi, Kalkım ve Akçakoyun Belediyeleri, Aşağıçavuş, Yukarıçavuş, Oğlanalan ve Vakıf” köyleri içerisinde bulunduğu bilgisi yer alıyor. Kirazlı’daki proje ise mahalli idare sınırları olarak Çanakkale Merkez İlçesi’ne bağlı Kirazlı bucağı olarak geçiyor. Yani yukarıda sayılan yerleşim yerleri ile Kirazlı’nın bir alakası yok.

 

Yukarıdaki belgede adı geçen Şeniz Atik de Arkeologlar Derneği Genel Merkezi aracılığıyla yaptığı bir açıklamada söz konusu belgede adı geçen bölgelerin Kirazlı ile alakası olmadığını belirtti.

 

ÇED raporu eklerinde Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 16 Aralık 2009 tarihli bir kararı bulunuyor. Bu kararda Edirne Kültür Varlıkları Koruma Kurulunun projenin Çanakkale İli Söğütalan İlçesi sınırları içerisinde kalan kısımları için 12 Haziran 1999’da I. derece sit alanı kararı aldığı belirtiliyor. Ama Çanakkale’deki kurul 2003’de aldığı başka bir kararla bu kararı “yazım hatası” olarak değerlendirmiş. ÇED raporuna görüş bildiren aşağıdaki kararda projeye dahil alanlar “sit alanı değil” denmiş.

 

Sonuç olarak Kirazlı’daki maden çalışması için gerekli ruhsatın 2001’de verildiği iddiası doğru değil. Açık kaynaklardan söz konusu bölgede maden projesi için ilk maden arama ruhsatlarının 1980’lerde verilmiş olduğu söylenebiliyor. Proje 2004’te Teck ve Frontier isimli iki şirkete verilmiş. Teck, maden işletme ruhsatını 2004’te almış. 2010’da ise Alamos Gold’un Türkiye’deki yürütücüsü Doğu Biga Madencilik bu şirketlerden projeleri satın almış. ÇED raporundan maden işletme ruhsatının 2009’da verildiği, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının ise 2012’de verildiği bilgisine ulaşılıyor. İddia sosyal medyada yer verilen sit alanı değişikliği kararının ise Kirazlı bölgesi ile bir alakası yok. Edirne Kültür Varlıkları Kurulu’nun 2000 yılında aldığı kararda Kirazlı’nın adı geçmiyor. Çanakkale Kültür Varlıkları Kurulu ise 2003 yılında söz konusu alanın sit alanı olmadığına dair bir karar almış. Söz konusu iddia yanlış bilginin en yaygın 7 türünden “uydurma”ya örnek olarak gösterilebilir.

ALİCAN ACANERLER12/08/2019

https://teyit.org/kirazlidaki-maden-calismasi-icin-gerekli-ruhsatin-2001de-verildigi-iddiasi/

 



537 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın