• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral

Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 35° 23°

Belediyeler kamu kurumlarıdır ve borçları gizli değildir. Çoğu belediyenin web sayfasına girerseniz sadece o yılın değil geçmiş yılların da borçlarını görebilirsiniz.

'Kominist Başkan' lakabıyla anılan Fatih Maçoğlu, geçen seçim Ovacık Belediye Başkanı seçilince, mali durumunu gösterir bir brandayı Belediyenin önüne astı. Belki Ovacık gibi küçük bir beldede yeni seçilen başkanın dikkatleri belediyenin mali durumuna çekmesi orijinal bir fikir olabilir ama sadece Ovacık için. Bu seçim sonrası orijinal fikri taklit ederek bir çok başkan brandaları belediyelerinin önüne asmaya başladı.

 

Belediyeler kamu kurumlarıdır ve borçları gizli değildir. Çoğu belediyenin web sayfasına girerseniz sadece o yılın değil geçmiş yılların da borçlarını görebilirsiniz. Belediye Meclis toplantıları halka açıktır ve her yıl Nisan ayında bir önceki yılın faaliyet raporu mecliste görüşülür. Bu raporun içinde birçok bilgi ile birlikte borçlar da vardır. Belediye meclislerinde her partiden meclis üyeleri vardır ve talep ettiklerinde belediyelerin borçlarını öğrenebilirler. Hatta “Bilgi Edinme Hakkı” çerçevesinde yurttaşlar da belediyelerin borçlarını öğrenebilirler. Yani borç tablosunun herhangi bir esprisi yoktur.

Yeni seçilen Belediye Başkanları karşılaştıkları borçlar konusunda şaşırıyorsa orada da siyasi sistemimizde bir problem var demektir. Bir siyasetçi talip olduğu belediyenin aşağı yukarı borcunu bilmiyor da ilk kez seçilince karşılaşıyorsa siyasetçilerin yeterlilikleri konusunda şüpheler oluşur. Hadi biliyorlar diyelim, karşılaştıkları borç rakamları başka hiç bir veri ile karşılaştırmadan onlara çok yüksek geliyorsa o zaman da idari yeterlilikleri sorgulanır. Çünkü belediyeler milyon liralarla iş yaparlar ve siz daha önce karşılaşmamış olabilirsiniz ama sıradan yurttaşa çok yüksek gelecek rakamlarla mali durumlarını oluştururlar.

Bir başka problemle de borç tablolarını oluştururken karşılaşıyoruz. Nelerin borç olduğu, nelerin olmadığı o tabloyu oluşturanların kafasına göre seçebileceği yapbozlar değildir. Belediyeler kanunen aynı standarlarda muhasebe yöntemlerini kullanırlar. Yani borçlar yeni seçilenin “çok”, göreve devam edenin “az” göstereceği bir tablo da değildir. Bu konuda belediyelerin parasal kayıtlarını girdikleri devletin sisteminin aynı tarihteki çıktıları muteberdir. Bu yüzden biz kayıtlarına ulaşamadığımız için basından topladığımız bilgileri ile Biga Belediyesi dışındaki belediyelerin tamamının 31/12/2018 tarihli kapanış bilançolarını karşılaştıracağız. Bu bilançoların borçlar ve alacaklarının şiddeti ve dönüşü konusunda farklı görüşler de olsa elma ile elmayı karşılaştırmak için başka şansımız yok. Bu yüzden yılbaşından seçimin yapıldığı tarihe kadar “ufak” farklar mantıklı kabul edilebilir ama büyük farklar kafa karıştırır.

Şimdi gelelim Çanakkale’nin 5 büyük belediyesinin mali durumlarını karşılaştırmaya. Öncelikle bu tabloları ve onları oluşturan resmi verileri ortaya koymak dışında bir niyetim yok. O yüzden tablolara ilişkin siyasi yorum yapmayacağım. Aslında siyasi olarak “çok kullanışlı” sonuçlar olsa da ben sadece teknik analiz ile yetineceğim. Çünkü bir süredir anlatmaya çalıştığım gibi 2019 Belediyeleri , ülke tarihinin sorumluluğu en büyük kurumları. Onların eksik, yanlış, kötü niyetli ya da beceri ile ifade edilecek her türlü hataları sadece yönetenlerini değil hem ülkeyi hem de aynı kulvarda siyaset yapanları etkileyecek. O yüzden kamuoyunu şeffaf verilerle besleyerek, yurttaş denetimini artırarak, daha iyiye yönelmeleri sağlayarak bahane üretmelerine engel olacağız.


NÜFUS, BÜYÜME, HİZMET

 

Nüfus ve artış oranı belediyelerin borçlarını anlamaya çalışırken ilk bakacağımız kriter. Hızlı büyüyen belediye ile yavaş büyüyen belediyenin giderleri ve yatırmlarının aynı olması beklenemez. Belediye yönetimlerinin tercih edebileceği hizmetler vardır tercih hakkının olmadığı yapmaya mecbur olduğu hizmetler vardır. Mesela konutun, sokak sayısının, mekansal büyüklüğün arttığı belediyeler ben buralara yol yapmıyorum, kanalizasyon ve su götürmüyorum diyemez. Bir kent büyürken kaynakları yeterli değilse borçları artar. Büyüme yavaşladığında o borçlar zamanla ödenir.

Belediyelerin bazı hizmetlerinde nüfus eşikleri vardır. Mesela temiz su arıtma gibi, katı atık tesisi gibi mecburi hizmetler genelde 20-25 bin nüfusa göre hesap edilip inşa edilir. Normal şartlarda 10 bin nüfuslu bir kentin 20-25 bin nüfusa ulaşması onyıllar alır. Ama çeşitli dinamiklerle nüfus artışının onyıllar yerine 3-5 yıla sıkıştığı durumlarda başka belediyelerin 30-40 yıl içinde yapmak ya da kapasite artırmak şansına sahip olduğu bazı hizmetleri hızlı büyüyen belediyeler çok kısa zamanda yapmak zorunda kalırlar. Herbiri 5-10 Milyon TL arasındaki bu yatırımlar belediyelerin borçlarında öngörülmesi ve yönetilmesi kolay olmayan artışlar yaratır.

Tablo 1'i diğer tablolarla birlikte değerlendirildiğinde daha kolay karşılaştırma imkanı sağlayacağınız gibi nüfus artışı mekansal büyümeyi yaratır o da hem bütçenin hem de borçların artışına neden olur.

 

MALİ BÜYÜME

Bütçeler kurumların gelecek planları ve öngörüleridir. Belediyelerin hizmet verdikleri nüfus ve mekansal büyüklüklerinin artışı doğal olarak gelir ve giderlerinin artışına yol açar. Kent büyürken mali durumu gösteren bütçe de orantılı olarak artıyorsa büyük ölçüde normal kabul edilebilir. Ancak bütçe ve borçlar belediyenin büyümesine orantılı artmıyorsa orada yönetim becerisi sorgulanır. Tablo 2’de belediyelerin geçen dönem başında ve sonundaki bütçelerini ve artış oranını görüyorsunuz. Tablo 1 deki nüfus artışı ile birlikte düşünerek, bütçe artışlarının yaşadığınız kentte sokağa yansımasını yol, su, kanalizasyon, çöp, park gibi zorunlu hizmetlerle ve insan hayatına doğrudan dokunan kurslar, spor merkezleri, atölyeler, kreşler ve diğer sosyal kültürel hizmetlerle birlikte değerlendirebilirsiniz. Bu yolla belediyelerinizin büyümesinin hormonlu mu organik mi olduğu konusunda az-çok bir yargıya varmanız mümkün olacaktır.

BORÇLAR BELEDİYELERİN KANSERİ Mİ, BAHANESİ Mİ?

Sanırım Çanakkale’liler Tablo-3’deki verileri ilk kez toplu olarak görüyorlar. Yani her kentte yaşayan kendi belediyesinin battığını düşünürken, diğer belediyelerin de durumunu görüp ilk kez karşılaştırma şansını yakalayacaklar. Evet sadece sizinkinin değil bütün belediyelerin milyonlarca borcu var😃

Belediyelerin bir çok yere borcu olabilir. Personel çalıştırır ona borcu vardır. Personelden dolayı SGKya borcu vardır. O personele işten ayrıldığında ödemesi gereken yükümlülüklerden dolayı belirsiz bir tarihte ödeyeceği borcu vardır. Vergi dairesine, çeşitli devlet kuruluşlarına ve üyesi oldukları birliklere borcu vardır. Piyasadan mal ve hizmet alırlar, müteahhitlere borcu vardır. Hepsinden önemlisi yol yaparlar, kanalizyon yaparlar, pazaryeri yaparlar, arıtma tesisi yaparlar bunlardan dolayı çoğu çok uzun yıllara yayılan yatırım kredisi borçları vardır.

Bir belediyenin borcu az mı çok mu diye düşünürken ne kadar yatırım yapmış, hizmet ve kalitesi ne kadar artmış diye düşünmek ve bunu ilk iki tablodaki verilerle karşılaştırarak analiz etmek zorundasınız. Peki her belediye aynı büyüklükte değil onları nasıl karşılaştıralım diyorsanız Tablo 3’ün sağ tarafında belediyelerin hizmet verdikleri “Kişi Başına Borç” tablosuna bakmanızı öneririm. Sanırım bir belediyenin borç durumunu en net özetleyen tablo bu. Yani belediyenizin nüfusu hiç artmamış, doğru düzgün yatırım yapılmamış ona rağmen kişi başına borç diğer belediyelerden fazlaysa üzgünüm belediyeniz iyi yönetilmemiş.

Burada daha rahat bir karşılaştırma imkanı da nüfusu 30 bin bandında 3 tane belediyemizin olması. Hadi diğerlerinin büyüklük itibari ile farklı performans göstereceklerini kabul edelim ama bu 3 belediye tüm tablolarda daha iyi bir karşılaştırma imkanı sunuyor.

 

BELEDİYELER DÜKKANI AÇAMAYACAK DURUMDA MI?

Bilançosuna ulaşamadığımız için Biga Belediyesini bu karşılaştırma dışında bırakıyoruz.(Tablo4)


Şimdi diğer tablolarda ifade ettiğimiz gibi belediyelerin günlük işlerini yürütürken harcadıkları “kısa vadeli” borçları da olabilir, yaptıkları yatırımlar dolayısı ile “uzun vadeli” borçları da olabilir. Bu kısa vadeli borçları karşılayacak nakitleri, bankada paraları, vatandaştan alacakları da az ya da çok vardır. Bir belediyenin anlık olarak ne kadar iyi ya da kötü durumda olduğunu bu alacak ve borç karşılaştırmasından çıkarabiliriz.

Bir belediyenin borcu kadar o borcun yapısı da önemlidir. Çünkü belediyelerin özellikle altyapı yatırımları için devletten alabildikleri krediler çoğu zaman yatırımın aciliyetine, belediyenin ödeme gücüne ve kanuni zorunluluklara göre şekillenir. Hadi iktidar belediyelerinde bu bir miktar esnetilebilir ama muhalefet belediyesiyseniz ve uzun vadeli yatırım borcunuz varsa onu hem hak etmişsinizdir hem de ödenebilirlik konusunda sınıfı geçmişsinizdir.

Ancak kısa vadeli borçlar böyle değildir. İş yaptırdığınız ya da mal aldığınız müteahhite, SGK’ya, Vergi dairesine hatta personele borçlarınızı ödemek konusunda istikrarlı değilseniz kısa vadede ödenecek borç büyür ve içinde bulunduğumuz dönem gibi ülkenin ve vatandaşın sıkıntılı olduğu dönemlerde bu borçları çevirmek konusunda problem yaşamaya başlarsınız.

Bir diğer konu borcunuz içinde uzun vadeli borçlar daha ağırlıktaysa, çoğu 20 yıllık bu borçların 15 yıllık kısmını bir daha seçilemezlerse bu yönetimler görmeyecektir. Onlar sadece bu beş yıllık kısmını ödeyeceklerdir. Onlardan öncekilerin de daha öncekilerin borcunu ödedikleri gibi. O yüzden uzun vadeli borçların önemli bir kısmından bugünkü yöneticilerin en azından görev süreleri ile sorumlu olmadıkları için şikayet etme hakkı daha azdır.

Tablo 4'e baktığınızda sol tarafta hangi belediyenin ne kadar kısa vadeli borcu ve alacağı olduğunu göreceksiniz. Kırmızı ve mavi çubuklar birbirine ne kadar yakınsa diğerlerine göre daha iyi durumdadır. Tablonun sağ tarafındaki yeşil çubuklar ise %100’e ne kadar yakınsa önümüzdeki bir yıl içinde işi biraz daha kolaydır. 100’den ne kadar uzaksa işi diğer belediyelere göre daha zordur.

 

SONUÇ

Bu tablolarla değerlendirirsek belediyeler için “para yok, hizmet de yok” noktasına mı geldik. Öncelikle Türkiye’nin yaşadığı ağır ekonomik kriz, 7-8 aydır devletin belediyelere gönderdiği nüfusa göre hak ettikleri bedellerde devamlı kesinti yapmasına neden oldu. Bir diğer konu arka arkaya çıkan mali aflar ve taksitlendirmeler ekonomik krizle birlikte değerlendirildiğinde vatandaşların bir kısmının borçlarını ödemekte zorlanmasına bir kısmında da ödeme alışkanlığının bozlulmasına yol açtı. Yani belediyeler 1-2 yıl öncesine göre nakit akışını çevirmede daha çok zorlanıyor. Ancak bu 5 belediyenin içinde Çan’ı bir kenara ayırırsak diğerleri Türkiye’de birçok belediyenin sahip olmadığı imkanlara ve fırsatlara sahiptir. Yıllardır yerel yönetimler üzerine çalışan bir siyasetçi olarak mesela yarın bu belediyelerin yönetimini bana verseler dördünü hiç düşünmeden kabul ederim. Çan üzerinde biraz düşünürüm.

Siyasetçinin en büyük sihirbazlığı “umut” yaratma becerisidir. Belediye Başkanları bunu göz ardı ederek, “borcumuz çok, battık, mahvolduk” söylemini öne çıkarırsa, hatta bunu bahane ederek personeli üzerinden saçma sapan tasarruflar yapmaya kalkarsa önce yönettikleri örgüt üzerinde güveni sonra da hem belediyede hem de sokakta umudu kaybederler.

Bir daha da geri kazanmaları mucizelere kalır.

Not: İsteyen basın kuruluşları yazıyı dilediği gibi kullanabilir.

 



281 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın