• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Memleket/128087563946334?fref=ts
  • https://twitter.com/cemal_oral
Hava Durumu
Anlık
Yarın
28° 33° 23°

Türkiye 24 Haziran’da baskın erken seçime gidiyor. AKP, ilk kez güçlü adaylar ve güçlü bir muhalefet ile karşı karşıya. 24 Haziran seçimlerinde, sürpriz sonuçlar bizleri bekliyor.

 

            Türkiye 24 Haziran’da baskın erken seçime gidiyor. AKP, ilk kez güçlü adaylar ve güçlü bir muhalefet ile karşı karşıya. 24 Haziran seçimlerinde, sürpriz sonuçlar bizleri bekliyor.

            AKP, seçim sürecinde ciddi kan kaybetti. Özellikle, erken seçimin bu denli kısa bir zamana sıkıştırılması AKP seçmeninde soru işaretlerine sebep oldu ve AKP’nin 16 yıllık ciddi yönetme iddiasını yerle bir etmeye yetti.

AKP iktidarının 16 yılın ardından halen bir muhalefet partisi gibi propaganda yapması, kötü gidişata son vereceğini söylemesi seçmeninde karşılık bulmuyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu derin ekonomik kriz de AKP’nin oylarının erimesine sebep oluyor. Diğer yandan, AKP’nin 16 yılda küskünler kitlesi oluşturması ve örgütlerinden yönetim kadrosuna kadar hantallaşması seçmenin gözünde partinin yorulduğu imajını pekiştiriyor. Diğer yandan İYİ Parti gibi merkez sağ partilerin seçime iddialı girmesi ve AKP ile aynı seçmen tabanından beslenen Saadet’in seçime “baraj sorunu olmadan” giriyor olması AKP’nin boş ve heyecansız geçen mitinglerini açıklıyor.

            24 Haziran seçimleri, AKP için Özal’ın 1987 erken seçimleri gibi sonuçlanacağa benziyor.

Muhalefet partileri, belki de son 16 yıldır, en güçlü örgütlenme ve propaganda taktikleri ile seçime gidiyor. Bugüne değin eksik ve kısır kalan hatta birçok yönden kürite edilmiş; iktidarın baskı mekanizmasına boyun eğen propaganda kültürü terk edilmiş görünüyor. AKP’nin yarattığı iklime uyum sağlamak yerine, güçlü söylem ve projelerle Türkiye’nin eski demokrasi kültürünü canlandıran, miting meydanlarını hareketlendiren, seçmenin heyecanını ve değişim arzusunu hiçbir umutsuzluğa mahal vermeden tetikleyen bir seçim süreci yürütüyor.

            Elbette ki bu atılımda Muharrem İnce’nin tek başına katkısı çok büyük. Muharrem İnce miting meydanlarında ve televizyon programlarında, Deniz Baykal’ın ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun eksikli, yetersiz, kısır ve temkinli söylemlerini geride bırakarak CHP’nin “ana muhalefet” sorumluluğunu yerine getirir bir propaganda süreci yürütüyor. Son 16 yılın hafif, heyecansız, tabanı önleyici muhalefet tarzı yerine akılcı, heyecan uyandırıcı, iktidara talip bir liderin hakkını veren bir seçim kampanyası sürdürüyor.

            Muharrem İnce’nin güler yüzlü ancak iğneleyici mizacı, halkın içinden gelen ve dürüstlüğüyle meydanları heyecanlandıran söylemleri halkı heyecanlandırıyor. Bununla birlikte “Edirne’de farklı Diyarbakır’da farklı konuşan siyasetçi” klişesini yıkan Muharrem İnce çok geniş bir toplum kesimine hitap ediyor. İnce’nin oy potansiyeli muhafazakarlardan laiklere, Türklerden Kürtlere kadar geniş bir yelpazede…

Diğer yandan AKP’nin 16 yılda yarattığı “üretim dışı ekonomi” ve “betonlaşma üzerine kurulu” sahte Arap refahı üzerine kurulu Türk ekonomisine alternatif oluşturan akılcı projeleri ciddi bir ekonomik krizin kucağında olan Türkiye’ye ve seçmene umut ışığı yakıyor.

            Muharrem İnce’nin gençler üzerine geliştirdiği söylem ve projeler, tarım ve sanayi alanlarındaki akılcı ve gerçekçi çözümler, eğitim sistemi ve yükseköğrenim alanlarında öngördüğü sistemsel değişiklikler, meslek gruplarının sorunlarına ilişkin ortaya attığı çözümler ve belki de en önemlisi son 16 yılda kutuplaştırılan ve ayrıştırılan toplum kesimlerini samimiyetle bir araya getireceği vaadinde bulunması ve halihazırda bunu miting meydanlarında başarıyor olması, son düzlüğüne girdiğimiz seçim sürecinde oyların hala İnce’ye akmasını sağlıyor.

            İYİ Parti, kurulduğu günden bu yana, Türkiye’deki 16 yıllık merkez sağ boşluğunu doldurarak ilerliyor. AKP’nin muhafazakar bir parti olarak merkez sağa oturması ile demokratik sistemin tüm kurumlarıyla çökmesiyle sonuçlanan siyasi iklim, İYİ Parti’nin seçim sürecinde yürüttüğü başarılı propaganda ve sahip olduğu oy potansiyeli ile değişeceğe benziyor. İYİ Parti, parlamento seçimlerinde ciddi bir atılıma imza atarak bizi sürpriz bir meclis aritmetiği ile şaşırtacağa benziyor. Üstelik, İYİ Parti, DYP ve ANAP gibi yakın geçmişin merkez sağ partilerinden AKP’ye giden emanet oyları bünyesinde toplayarak ve MHP de dahil olmak üzere baraj altında kalan birçok sağ partinin seçmenini de heyecanlandırarak oylarını kimsenin tahmin etmediği bir seviyeye çıkarttı.

            Meral Akşener ise basında yer bulamadığı ancak geniş toplum kitlelerine hitap ettiği mitinglerde gerek muhafazakar seçmenden gerek de merkez sağ görüşlü laik kitleden büyük destek görüyor. Tayyip Erdoğan ve partisinin yaratmış olduğu “sağ seçmenin Cumhuriyet devrimleri ile barışık olmadığı” imajını yıkıyor. Manipüle edilen birçok ankette %10’un altında gösterilen İYİ Parti ve Meral Akşener gerek parlamento gerek de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük bir sürpriz yapacak gibi duruyor.

            HDP’nin 24 Haziran seçimlerinde bir baraj sorunu görünmüyor. Parlamento seçimlerinde yaklaşık %13 oy alacağı öngörülen HDP, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu rakamın 1 puan altında kalabilir. HDP’nin parlamento seçimlerinde alacağı bu oy oranı ile AKP ve MHP koalisyonunun parlamento seçimlerinde azınlığa düşeceği aşikar…

            Parlamento seçimlerinde bir diğer sürpriz ise Saadet Partisi’nden gelecek. Saadet Partisi oy potansiyeli olarak %7’lerde olan ancak %10 barajı dolayısıyla oyu merkez partilere kayarak %2 bandında kalan bir parti. Lakin ittifak yasası ile barajın bir nevi sıfırlandığı bu seçimlerde seçmenini konsolide şansı yakalıyor. Üstelik, Saadet’in güçlü olduğu illerde AKP’nin küskün kitlesi ve bıkkın seçmeninin de Saadet’e yığılması, Saadet’in yüzde hesabından ziyade parlamentoya sokacağı milletvekili sayısı bazı çevreleri şokauğratacak.

            Bu bilgiler ışığında, en güncel seçim anketleri ve seçmenin eğilimleri hesaba katıldığında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan ile Muharrem İnce’nin neredeyse başa baş götürdüğü bu yarış, ilk turdan bu iki ismin çıkacağına işaret ediyor. Muharrem İnce’nin seçimin son düzlüğüne girilmesine rağmen oylarını halen attırması ise ilk turda İnce’nin birinci olarak çıkma olasılığını arttırıyor. Meral Akşener’in ise beklenmedik düzeyde bir oy oranı ile seçimleri noktalayacağı aşikar. Bu tablodan, ikinci turun galibini tahmin etmek zor değil.

            Diğer yandan parlamento seçimlerinde AKP’nin tek başına oyu %40’ların altında gözüküyor. MHP ile birlikte ise %40-%42 bandını zar zor yakalıyor. CHP’nin parlamento seçimlerinde belirlediği ve Kılıçdaroğlu’nun “intikam” listesi olarak adlandırdığım milletvekili listeleri geçtiğimiz seçimlerdeki başarıyı yakalayamayacak. Yanlış aday tercihleri ve bazı illerdeki skandal isimler, CHP’nin geçtiğimiz seçimde olduğu gibi %25’i yakalayamayacağını gösteriyor. Lakin, Muharrem İnce’nin yürüttüğü Cumhurbaşkanlığı kampanyası, parlamento seçimlerinde CHP için yıkıcı olabilecek bir oy kaçışını engelliyor.

            İYİ Parti ise parlamento seçimlerinde ciddi bir oy ve parlamentoda ciddi bir temsiliyet elde etmiş olacak. HDP’nin ise baraj sorunu görünmüyor. Bu tablodan, AKP ve MHP’nin Cumhur koalisyonunun parlamentoda azınlığa düşeceği ortaya çıkıyor.

 




Ulaş Pehlivan

Sosyolog-Yazar



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   
1010 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın